İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Vergi Mükelleflerinin ölümü halinde yapılması gerekenler

Vârisler, cezayla karşı karşıya kalmamak için mükellefin ölümünü vergi dairesine bildirmeli. Medeni Kanun'a göre murisin (miras bırakan kişi) ölümü halinde mal, alacak, hak ve borçların tamamı mirasçılara geçer. Mirasçılar mirası kabul veya reddedebilir.

Kabul veya ret iradesi murisin ölümünden itibaren üç ay içinde yapılmalı. Vergi kanunlarına göre ise ölüm, işi bırakma hükmündedir. Ölüm, mükellefin mirası reddetmemiş mirasçıları tarafından vergi dairesine bildirilir. Mirasçılardan herhangi birinin, ölümü bildirmesi diğer mirasçıları bu görevden kurtarır.

Ölüm halinde mükellefin ödevleri mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçer. Ancak mirasçılardan her biri, ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olur. Murisin ölümünden itibaren mirasçıların aynı işe aralıksız devam etmeleri halinde, ölüm tarihi muris için işi bırakma, mirasçıları için ise işe başlama olarak kabul edilir.

İşe başlama bildiriminin on gün içerisinde yapılması, ölen kişi adına da işi bırakma bildiriminin dört ay içerisinde yapılması gerekir. Normalde işi bırakma vergi dairesine bir ay içerisinde bildirilir. Ancak 'ölüm halinde sürelere üç ay eklenir' hükmüne istinaden bu süre ölüm halinde dört aya çıkmış olur.

Mirasçılar arzu ederlerse murisin defter ve belgelerini, o dönem için kullanabilir. Bu durumda murisin faaliyetine yönelik hesaplarının, ölüm tarihi itibarıyla kapatılması ve işe devam eden mirasçıların hesaplarının ise yeniden açılması gerekiyor. Yeni hesap dönemi için kullanılacak defter ve belgeler ise murisler adına tasdik ettirilmeli. Ayrıca mirasçıların ölen mükellef adına kayıtlı ödeme kaydedici cihazları, ilgili vergi dairesine kaydettirip bu cihazlara ait levhayı aldıktan ve kendi adlarına fiş verecek şekilde programlattıktan sonra kullanılmaya başlanmaları gerekiyor. Herhangi bir işlem yapmadan ölen mükellef adına kayıtlı ÖKC'den fiş verilmesi halinde hiç fiş verilmemiş gibi ceza kesilir.

Ölen mükellefin ölüm tarihine kadar faaliyette bulunduğu önceki döneme ait verilmemiş beyannameler ile ölüm tarihinde içinde bulunulan yılın başlangıcı ile ölüm tarihi arasındaki döneme tekabül eden kıst dönem beyannamelerinin verilmesi mirasçılara geçen ödevlerdendir. Kıst dönem Gelir Vergisi beyannamesinin ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde verilmesi gerekir.

Ölüm halinde ceza düşer

Ölüm halinde vergi cezası düşer. Ancak ölüm halinde kesilmeyecek cezalar sadece ölen kimsenin fiillerinden doğmuş olan suçlarla ilgili olanlardır. Vârislerin sorumlu sıfatıyla ölen mükellef namına yapmaları gereken ödevleri yerine getirmemeleri halinde kendileri adına kanunda öngörülen cezalar kesilir.

Öte yandan mirasçılar üç ay içerisinde mahkemeye müracaat ederek mirası reddedebilir. Mirasın reddedilmiş olması halinde ölünün vergi borcundan sorumlu olmayacaklarından, murisin doğabilecek vergi borçlarının tahakkuk işlemleri için mirasçılar adına tarhiyat yapılmaz.

Kimlere ölüm aylığı bağlanır?

Ölüm olayının sosyal güvenlik mevzuatı uyarınca da birtakım sonuçları vardır. Kanuna göre ölüm sigortasından sağlanan haklar; ölüm aylığı bağlanması, ölüm toptan ödemesi yapılması, aylık almakta olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi, cenaze ödeneği verilmesidir.

SSK'lıların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanabilmesi için sigortalı adına en az 1.800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması gerekiyor. SSK kapsamında sigortalı sayılanlar için toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması halinde de ölüm aylığı bağlanabilmektedir. Ancak bunun için her türlü borçlanma süreleri (askerlik borçlanması, doğum borçlanması, yurtdışı hizmet borçlanması vs.) hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunulması gerekiyor.

SSK kapsamında sigortalı sayılanlardan yaşlılık aylığı almakta iken, ölen sigortalının mirasçılarına ölüm aylığı bağlanmaktadır. Yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış olanların mirasçılarına da ölüm aylığı bağlanır. Ölüm aylığı; ölen sigortalının ölüm tarihinde sigortalı ile yasal evlilik bağı bulunan eşine ve çalışmayan çocuklarına bağlanır. Erkek çocukların 18 yaşını, ortaöğrenim görmeleri hâlinde 20 yaşını, yükseköğrenim görmeleri hâlinde 25 yaşını doldurmamış olması gerekiyor. Kurum sağlık kurulu kararı ile çalışma gücünü en az yüzde 60 oranında yitirdiği tespit edilen çocuklara ve yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kız çocuklarına da ölüm aylığı bağlanır. Hak sahibi eş ve çocuklardan artan hissenin bulunması hâlinde, ölüm aylığından ölenin anne ve babası da faydalanabilir. Bunun için anne veya babanın asgari ücretin net tutarını aşacak gelir elde etmemeleri ve kendilerine aylık bağlanmamış olması gerekiyor.

Ölen sigortalıların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamaması durumunda ölüm tarihi esas alınmak kaydıyla; hesaplanan tutar hak sahiplerine toptan ödeme şeklinde verilir. Hak sahiplerine yapılacak toptan ödemenin toplamı, sigortalıya yapılacak toptan ödeme tutarını geçemez. Bu sınırın aşılmaması için gerekirse hak sahiplerinin hisselerinden orantılı olarak indirim yapılır.

Kız çocuklarına evlenme ödeneği

Evlenmeleri sebebiyle gelir veya aylıklarının kesilmesi gereken kız çocuklarına evlenmeleri ve talepte bulunmaları halinde almakta oldukları aylık veya gelirlerinin iki yıllık tutarı bir defaya mahsus olmak üzere evlenme ödeneği olarak peşin ödenir. Ölen sigortalının hak sahiplerine kurum yönetim kurulunca belirlenip bakan tarafından onaylanan tarife üzerinden cenaze ödeneği ödenir. Cenaze ödeneği, sırasıyla sigortalının eşine, yoksa çocuklarına, o da yoksa ana babasına, o da yoksa kardeşlerine verilir. 2010 yılı için kurum yönetim kurulunca belirlenen cenaze ödeneği 308 TL'dir. Ölüm aylığı, toptan ödeme, evlenme ve cenaze ödenekleri için, hak sahiplerinin örneği kurumca hazırlanacak tahsis talep dilekçesini doğrudan kuruma vermesi veya posta yoluyla ya da elektronik ortamda göndermesi gerekiyor.

Ahmet Yavuz / Zaman