İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Tevsiki zorunlu tahsilat ve ödemeler

Bir çok vergi mükellefinin ihmal ettiği ödemelerde tevsik zorunluluğu uygulaması, vergi mükellefleri açısından incelemelerde büyük risk oluşturmakta. İleride vergi cezalarına muhatap olmamak için Banka sisteminin kullanılması gerekmektedir. Ödemelerin ve tahsilatların ne şekilde tevsik edileceği aşağıda ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi ile Maliye Bakanlığına, mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini banka veya benzeri finans kurumlarınca düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirme ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirleme yetkisi verilmiştir.

Bu yetkiye dayanılarak 320, 323, 324, 332 ve 337 sıra numaralı VUK Genel tebliğleri ile 268 Seri No.lu GV Genel Tebliği çıkartılmış ve 2003/1 sayılı VUK sirküleri yayınlanmıştır.

Mükelleflerin ödeme ve tahsilatlarında açıkladığımız hususlara dikkat etmeleri, ileride cezai müeyyidelerle karşılaşmamaları açısından önemlidir.

Tevsiki Zorunlu İşlem Tutarı
Toplam tutarı 8.000,-Türk Lirasını aşan her türlü mal ve hizmet bedeli, avans, depozito, pey akçesi gibi tahsilat ve ödemelerin  banka veya özel finans kurumlarınca düzenlenen belgelerle tevsiki zorunludur.

Tespit edilen tutarın üzerinde kalan işlemlerin tevsik zorunluluğundan kaçınmak amacıyla parçalara ayrılması kabul edilmeyecek, aynı günde aynı kişi veya kurumlarla yapılan işlemler tek bir ödeme veya tahsilat kabul edilecektir.

Tevsik Zorunluluğunun Başlangıç Tarihi
01/08/2003 tarihinden itibaren belirlenen limiti aşan tahsilat ve ödemelerin tevsiki zorunludur.

Tevsik Zorunluluğu Kapsamında Kullanılacak Belgeler
8.000.-Türk Lirasını aşan tahsilat ve ödemelerinin banka veya özel finans kurumları Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü aracı kılınarak yapılması ve bu kurumlarca düzenlenen dekont veya hesap bildirim cetvelleri ile tevsiki zorunludur.

Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü, (PTT) aracılığıyla yapılacak tahsilat ve ödemeler de tevsik kapsamında sayılmıştır.

Banka veya özel finans kurumları Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü aracı kılınmak suretiyle; havale, çek, kredi kartı ve bu kurumlar aracılığıyla tahsil edilen senetler gibi bankacılık araçları kullanılarak yapılan ödemeler ve tahsilatlar karşılığında dekont veya hesap bildirim cetvelleri düzenlendiğinden tevsik edilmiş sayılacaktır. Banka ve özel finans kurumlarının internet şubeleri üzerinden yapılan işlemlerde aynı kapsamdadır.

Vadeli Satışlarda Tevsik Zorunluluğu
Söz konusu tebliğlerle mükelleflerin ticari işlemleri ile nihai tüketicilerden mal veya hizmet bedeli olarak yapılacak tahsilat ve ödemelerin tevsik zorunluluğunda olduğu belirtilmiştir.

Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, tevsik kapsamında olan mal ve hizmet bedelinin 8.000,- Türk Lirasını aşması yeterli olacaktır. Bir başka ifadeyle faturada gösterilen meblağın tevsik kapsamındaki tutarı aşması yeterlidir. Bu bedelin farklı tarihlerde ödenmesinde her bir ödemenin tahsilat ve ödemenin yapılacağı kurumlardan geçirilmesi gerekecektir.

Örnek: Mükellef A, 30.000 Türk Lirası bedelindeki bir malını satmış ve bunun faturasını düzenlemiştir. Ancak malın bedeli 5 taksit halinde ödenecektir. Fatura bedeli belirlenen limiti aştığından taksit tutarları banka, özel finans kurumları ve PTT aracılığıyla ödenecektir.

Cari Hesap Kullanılmasında Tevsik Zorunluluğu
İşletmelerin kendi ortakları ile diğer gerçek ve tüzel kişilerle olan ve herhangi bir ticari içeriği olmayan nakit hareketlerinde işlem tutarı 8.000 Türk Lirasını aşıyor ise bunlar da tevsik kapsamında olacağından banka, özel finans kurumları veya PTT aracılığıyla tahsilat ve ödemeler yapılacaktır.

Örnek: A işletmesi ortağı olan B işletmesinden nakit olarak borç almıştır. Bu borç ticari bir içeriği olmamakla beraber nakit hareketi söz konusu olduğundan bedelin 8.000 Türk Lirasını aşması halinde tahsilat ve ödemeler banka, özel finans kurumları ve PTT aracılığıyla yapılacaktır.

Tahsilat ve Ödemelerde Ciro ve Beyaz Cirolu Çeklerin Kullanımı

Banka sistemi içinde kaldığı müddetçe bir mal veya hizmet bedelinin müşterinin kendi çeki ya da ciro ettiği bir çek ya da beyaz ciro ile teslim ettiği bir çek ile ödenmesi imkan dahilindedir. Çekin tam ciro ve beyaz ciro ile devri mümkün bulunmaktadır.

Sattıkları mal veya hizmet bedellerini müşterilerinden aldıkları çeklerle tahsil eden ve ödemelerini de yine bu çeklerle yapan mükelleflerin çeklerini ciro etmelerinde uymaları gereken hususlar aşağıda açıklanmıştır.

Mal veya hizmet karşılığı alınan çekin tam ciro yapılması halinde çekin arkasında isim, unvan, vergi kimlik numarası ve adresinin yazılması yeterli olacaktır. Hamiline düzenlenen çek de aynı şekilde ciro edilebilecektir.

Mal veya hizmet bedellerini beyaz ciro ile tahsil edenler, bu çekleri için “çek alım bordrosu” düzenlemelidirler. Bu bordroda çeki düzenleyen yada çeki devredenin adı, soyadı, vergi kimlik numarası ile imza ve kaşesinin bulunması gerekmektedir.

Öte yandan, 82 seri nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nde açıklandığı üzere çekle yapılan ödemelerde müteselsil sorumluluk uygulamasına muhatap tutulmamak bakımından çekin tam ciro ile devri gerektiği tabiidir.

Çek alım bordrosu düzenledikten sonra bu çekler, satın alınan mal ve hizmet bedelleri karşılığı beyaz ciro ile verildiğinde “ çek teslim bordrosu” düzenlenecektir. Bu bordrolarda da kendisine ciro yapılan satıcının veya yetkilisinin adı,soyadı vergi kimlik numarası ile imza ve kaşesinin bulunmasına zorunludur.

Çek alım veya teslim bordrosunda birden fazla çekin bulunması halinde çeki keşide veya son ciro edenlerin isim ve unvanları ile çek tutarları bordroya ayrı ayrı yazılmalıdır.

Tevsik Zorunluluğu Olmayan Ödeme ve Tahsilatlar
Tevsik zorunluluğu kapsamına giren kişiler ile nihai tüketicilerin genel ve katma bütçeli idareler ile döner sermaye işletmelerine yapacakları ödeme veya tahsilat işlemlerinin banka veya özel finans kurumlarınca düzenlenen belgelerle tevsiki zorunlu bulunmamaktadır.

Türkiye’de mukim olmayan yabancıların yapacakları ödemeler tevsik kapsamı dışındadır.

Ayrıca aşağıdaki kurum ve kuruluşlarda yapılan işlemlerde de tevsik zorunluluğu bulunmamaktadır.
1-Sermaye piyasası aracı kurumlarında,
2-Yetkili döviz müesseselerinde,
3-Noterlerde,
4-Tapu idarelerinde yapılan işlemlere konu ödeme ve tahsilatların belirtilen kurumlar aracı kılınarak yapılması zorunlu değildir.

Diğer yandan, Genel ve Katma Bütçeli İdareler, İl Özel İdareleri, Belediyeler ile bunların teşkil ettikleri birlikler, Kanunla kurulan diğer kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan ve işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşlar veya bunlara ait veya tabi diğer müesseseler tarafından yapılan ihale işlemlerine ilişkin yatırılması gereken teminat tutarları, belirtilen limiti aşsa bile bunlara ilişkin ödeme ve tahsilatların; banka, özel finans kurumları veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü aracı kılınarak yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır.

İşyeri ve Konut Kiralarında Tevsik Zorunluluğu
İşyeri ve konut kiralama işlemlerine ilişkin yapılacak tahsilat ve ödemelerin banka ve posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsiki konusundaki 268 Seri No.lu GV Genel Tebliği’ne göre;

– Konutlarda, her bir konut için aylık 500 TL ve üzerinde kira gelirleri elde edenlerin,
– İşyerlerinde, işyeri kiraya verenler ile kiracıların kiraya ilişkin tahsilat ve ödemelerinin 01.11.2008 tarihinden itibaren banka veya PTT tarafından düzenlenen belgelerle tevsik edilmesi zorunluluğu getirilmiştir.

İşyerleri için tevsik zorunluluğu kapsamı dışında bırakılan bir sınır yoktur. İşyeri kiraya verenler ve kiracıların tahsilat ve ödemelerinin tamamı ödemelerin tevsiki kapsamındadır.

Ücret Ödemelerinde Tevsik Zorunluluğu
18 Kasım 2008 Tarihli ve 27058 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Ücret, Prim, İkramiye Ve Bu Nitelikteki Her Türlü İstihkakın Bankalar Aracılığıyla Ödenmesine Dair Yönetmelik” uyarınca, çalışanların ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her türlü istihkaklarının 01 OCAK 2009 Tarihinden itibaren Bankalar aracılığıyla ödenmesi esası getirilmiştir.

Zorunluluk; İşverenler, işyerleri ve işletmelerinde Türkiye genelinde çalıştırdıkları işçi sayısının en az 10 olması halinde, çalıştırdıkları işçiye o ay içinde yapacakları her türlü ödemenin kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutarını kapsamaktadır.

KDV’de Müteselsil Sorumluluk Açısından Ödemelerin Tevsiki

Bir mükellefin, mal veya hizmet temin ettiği safhalardan daha önceki safhalarda, bu mal veya hizmetle ilgili katma değer vergisinin Hazine'ye intikal ettirilmemiş olması nedeniyle müteselsil sorumluluk uygulaması ile muhatap tutulmaması için, katma değer vergisi dahil toplam işlem bedelini;

– 4389 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine göre faaliyette bulunan banka veya özel finans kurumları vasıtasıyla ödemeleri ve banka veya özel finans kurumuna yapılacak ödeme sırasında düzenlenecek belgede satıcının (veya adına hareket edenlerin) adı- soyadı (tüzel kişilerde unvanı) ile banka veya özel finans kurumundaki hesap numarasını ve vergi kimlik numarasını doğru olarak yazdırmaları,
– Ödemenin çekle yapılmış olması halinde Türk Ticaret Kanununun 697 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasına uygun olarak çek düzenlemeleri ve lehine çek keşide edilenin vergi kimlik numarasını yazmaları,
Gerekmektedir. Bu takdirde mükellefler müteselsil sorumluluk uygulaması ile muhatap tutulmazlar.

Bu çerçevede herhangi bir hesaba bağlı olmaksızın, örneğin kasadan ödeme yapılması şeklinde, gönderilen havaleler sorumluluğu kaldırmaz. Ayrıca dış ticaret sermaye şirketleri ve sektörel dış ticaret şirketleri gibi ihracata aracılık eden mükelleflerin bu uygulamadan yararlanabilmeleri için ihracatına aracılık ettikleri mükelleflerin de ödemelerini yukarıda belirtilen şekilde tevsik etmeleri gerekir.

Cezai Müeyyide
Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesinde yer alan hükme göre mükerrer 257 inci madde ile getirilen zorunluluklara uymayan mükelleflere her bir işlem için 2010 yılı için birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı için 1.000 Türk Lirası, ikinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler için 500 Türk Lirası, diğerleri için ise 250 Türk Lirası tutarında TL’dan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 5''i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Ayrıca, mükellefler arası ticari işlemlerde birinin tahsilatı diğerinin ödemesi olacağından özel usulsüzlük cezası her iki mükellef için de uygulanacaktır.

Bir vergi incelemesi neticesinde, tahsilat ve ödemelerini ilgili kurumlar aracılığıyla yapmak zorunda olan mükelleflerden bu zorunluluğa uymayanlar için kesilecek usulsüzlük cezaları tarhiyat öncesi uzlaşmaya konu edilebilecektir. VUK’un 376. maddesinde, mükelleflerin kendilerine kesilen özel usulsüzlük cezalarına ilişkin ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ilgili vergi dairesine başvurarak vadesinde yahut 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun’da belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitiminden itibaren üç ay içerisinde ödeyeceklerini bildirmeleri durumunda, kesilen usulsüzlük cezalarının üçte birinin indirileceği hüküm altına alınmıştır.

Çalışanlara ücretini banka kanalıyla ödemeyen işverenlere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca her işçi ve her ay için 100,-TL idari para cezası kesilecektir. İdari para cezalarında uzlaşma ve indirim bulunmamaktadır.

Tevsik zorunluluğuna uyulmamasının bir diğer olumsuz sonucu, ödeme işlemlerinin doğruluğunun ispatlanamaması ve daha önemlisi ödemeye konu belgelerin veya faturaların gerçek olmadığı konusunda inceleme elemanı nezdinde şüphe uyandırması ve inceleme sebebi olabilmesidir.

Diğer yandan müteselsil sorumluluk uygulamasına muhatap tutulmamak bakımından ödemelerde banka sisteminin kullanılması önem arz etmektedir.

Bu sebeple tevsik zorunluluğuna mutlaka uyulmalı, mümkünse tüm parasal hareketler banka sistemi kullanılarak yapılmalıdır.
 
Kaynak: Alternatif YMM 2010 /060 sirküleri