İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

6111 Sayılı Torba Yasa Sonrası

Bilindiği üzere, 6111 sayılı Yasanın vadesi geçmiş alacakların yapılandırılması ve matrah artırımına ilişkin hükümlerinden yararlanma süresi 31 Mayıs 2011 tarihi itibariyle sona ermiştir.

2011/1713 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 6111 sayılı Kanunun;göre yapılandırılan alacaklara ilişkin ilk taksit ödeme süresi (peşin ödeme seçeneği tercih edilmiş olanlar dahil) 30 Haziran 2011 tarihine uzatılmıştır. Buna göre ilk taksit Haziran ayı sonuna kadar ödenecek diğer taksitler de yapılandırma formunda gösterilen sürede ödenecektir.

6111 sayılı Kanunun; "İşletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar" başlıklı 10 uncu maddesine göre beyan edilecek emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların beyan ve maddeye göre hesaplanan verginin ödeme süresi 31 Mayıs 2011 tarihinden, 30 Haziran 2011 tarihine uzatılmıştır.

Buna göre, bu Tebliğin yayımından önce yapılan beyanlar üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süresi de 30 Haziran 2011 tarihine uzamıştır.

İşletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacakların beyan edilmesine ve maddeye göre hesaplanan verginin ödenmesine ilişkin süre de 31 Mayıs 2011 tarihinden, 30 Haziran 2011 tarihine uzatılmıştır.

Cari Dönem Vergilerinin Ödenmesi

6111 Sayılı Yasanın vadesi geçmiş borçların yapılandırılmasına ilişkin 2.maddesi ile dava aşamasındaki vergilerin yapılandırılmasına ilişkin 3.maddesine uygun olarak yapılandırma tercihinde bulunan mükellefleri, taksit ödeme süresince bu vergi türleri ile ilgili verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri çok zor durum olmaksızın her bir vergi türü itibarıyla bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri halinde belirtilen madde hükümlerine göre yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybedeceklerdir.

Bu hüküm, Kanunun 2 nci ve 3.üncü  maddesine göre ödenecek taksitlerin süresinde ödenmemesi halinde uygulanacak hükümler ile ilişkili olmayıp taksit ödeme süresince mükelleflerin beyanı üzerine tahakkuk edecek vergilerin zamanında ödenmesi ile ilgilidir.

Buna göre, Kanunun 2 nci ve 3.üncü  maddesi hükmünden yararlanmak üzere yıllık gelir veya kurumlar vergileri, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için başvuruda bulunan mükelleflerin maddede öngörülen diğer şartların yanı sıra; maddede belirtilen vergi türlerinden, taksit ödeme süresince beyan üzerine ilk taksit ödeme süresinin başlangıç tarihinden mükellef tarafından seçilen son taksit ödeme süresinin sonuna kadar, erken ödeme halinde borcun tamamen ödendiği tarihe kadar, tahakkuk edenleri vadesinde ödemeleri şarttır.

Örneğin, gelir vergisi mükellefi olan bir borçlu, Kanunun 2 nci maddesinden bu vergi türü için 18 eşit taksitte ödeme seçeneği ile yararlanması durumunda, ilk taksit ödeme süresinin başladığı 1/5/2011 tarihinden 18 eşit taksitin sona erdiği 31/3/2014 tarihine kadar beyanı üzerine tahakkuk eden, gelir vergisini, katma değer vergisini, gelir (stopaj) vergisini ve mükellefiyeti bulunması halinde özel tüketim vergisini ve bu vergilerle birlikte tahakkuk eden damga vergisini vadesinde ödemesi gerekmektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken önemli konu mükellef sadece bir vergi türü için (söz gelişi gelir vergisi) açısından yapılandırmadan yararlanmış olsa bile ilk taksit ödeme süresinin başladığı 1/5/2011 tarihinden 18 eşit taksitin( 6 taksit veya 9 taksiti seçenler için bu taksit sürelerinin) sona erdiği tarihe kadar beyanı üzerine tahakkuk eden, gelir vergisini, katma değer vergisini, gelir (stopaj) vergisini ve mükellefiyeti bulunması halinde özel tüketim vergisini ve bu vergilerle birlikte tahakkuk eden damga vergisini vadesinde ödemesi gerekmektedir. Ancak, her vergi türü için yılda en fazla iki defa ihlal hakkı olacaktır.

Taksit ödeme süresince beyan üzerine tahakkuk eden vergilerin vadesinde ödenmesi şartı, bir takvim yılında her bir vergi türü için en fazla iki defa ihlal edilebilecektir. Böyle bir durumda borçlular Kanun hükümlerinden yararlanma haklarını kaybetmeyecektir.

Ancak, bir vergi türünün bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde mükellefler üçüncü ihlale konu verginin vadesinin rastladığı ayın sonuna kadar (bu tarih dahil) ödedikleri taksitler için Kanun hükmünden yararlanacak bu tarihten sonra ise Kanun kapsamında ödeme haklarını kaybedeceklerdir.

Diğer taraftan, mükelleflerin çok zor durumda bulunmaları nedeniyle borçlarını vadesinde ödeyememeleri hali Kanunun ihlal nedeni sayılmamıştır. Çok zor durum hali, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde geçen "çok zor durum" halini ifade etmektedir.

Buna göre, 6183 sayılı Kanuna göre vadesinde ya da vadesinden önce yapılan müracaatlara istinaden borçları tecil edilen mükelleflerin çok zor durumda bulundukları kabul edilecektir. Tecil talebi çok zor durum hali dışındaki nedenlerle (Örneğin, katma değer vergisi gibi taksitlendirilmesi uygun görülmeyen vergiler veya diğer nedenler) uygun görülmeyen mükellefler için tecil yapılmamakla birlikte, çok zor durum halinin varlığı tespit edilmişse madde hükmü ihlal edilmiş sayılmayacaktır.

Diğer taraftan, Bakanlar Kurulu Kararında  6111 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin 9 uncu fıkrasına göre taksit ödeme süresince mükelleflerin beyanı üzerine tahakkuk edecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi, özel tüketim vergisi ve bu vergilerle birlikte tahakkuk eden damga vergisini vadesinde ödeme şartına yönelik herhangi bir süre uzatımı söz konusu olmayıp, ilk taksit ödeme süresi başlangıç tarihi olan 1 Mayıs 2011 tarihinden itibaren başlayan bu yükümlülüğün anılan Kanunda öngörüldüğü şekilde yerine getirilmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak Nisan ayına ait KDV, Muhtasar veya ÖTV Vergisine ilişkin beyannameler Mayıs ayında verilip ödemede bu ay içinde yapılması gerektiğinden bu vergilerin ödenmemesi durumunda yılda iki defa hakkının birisi kullanılmış olacaktır.

Süresinde Ödenmeyen Taksitler

Matrah ve Vergi artırımına ilişkin olarak hesaplanan tutarlar hariç, Kanun kapsamında ödenmesi gereken taksitlerin bir takvim yılında en fazla iki defa ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının borçlunun başvuru sırasında tercih ettiği taksitlendirme süresinin son taksidini izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla Kanun hükümlerinden yararlanılacaktır.

Diğer taraftan;

– Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin geç ödeme zammıyla birlikte son taksiti izleyen ayın sonuna kadar da ödenmemesi,

– Bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,

halinde Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilecektir.

Öte yandan, Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmüne göre, matrah veya vergi artırımı yoluyla hesaplanan veya artırılan gelir, kurumlar ve katma değer vergilerinin Kanunda belirtilen şekilde ödenmemesi halinde, söz konusu taksitler 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen oranın bir kat fazlası oranında uygulanacak gecikme zammıyla birlikte takip ve tahsil edilecektir.

Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, gelir, kurumlar ve katma değer vergileri bakımından Matrah artımı hükümlerinden yararlanma açısından ödeme şartı söz konusu değildir. Matrah artırımında bulunan mükellef artırıma uygun olarak hesaplanan vergileri ödemese bile matrah artırımının sağladığı inceleme ve ilgili vergi için tarhiyat yapılamaması imkanından yararlanacaktır. Ancak, ödenmeyen tutarlar 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen oranın bir kat fazlası oranında uygulanacak gecikme zammıyla birlikte takip ve tahsil edilecektir.


Levent GENÇYÜREK
YMM
levent.gencyurek@atlasymm.com.tr