İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İsteğe bağlı sigortalılıkta düzensiz ödeme

İsteğe bağlı sigortaya müracaat edip de, hiç ödeme yapamayan sigortalıların isteğe bağlı sigortalılıkları, ilk müracaat tarihi itibariyle iptal edilmiş olur. Ancak, bir de prim ödemeye başlamış, ancak düzenli prim ödemesi yapamayanlar var. Yani, bazı aylarda primlerini yatırırken, bazı aylar isteğe bağlı primlerini ödeyemeyerek borçlu konumuna düşenler….


SGK'nın isteğe bağlı sigortalılıkla ilgili belirlediği yeni esaslarda, bunlarla ilgili de önemli kurallar getirildi. Bu durumda olanlardan, isteğe bağlı sigortalılığını durdurmak için, yazılı müracaatta bulunanların sigortalılıkları da durdurma dilekçesi tarihinden önce, en son prim ödemesi yapılan ayın sonu itibariyle sona erdirilir.


Ardından 12 aylık sorgulama süresi dikkate alınarak, ödenen ve ödenmeyen aylar primleri belirlenecek, primi ödenmediği tespit edilen ayların prim borçları prim aslı, gecikme zammı ve gecikme cezaları da eklenerek sigortalıdan tahsil edilir. Genelgeden, bu konuda gerekli hesaplamaları yapmak üzere, ileride bir bilgisayar programı oluşturulacağını, ancak programın devreye girmesine kadar ise bu hesaplamaların, memurlar tarafından manuel şekilde yapılmaya devam edileceğini anlıyoruz.

GECİKME ZAMMI
Genelgede bu konuya ilişkin bolca örneğe yer veriliyor. İlk örnekte, 16 Aralık 2009'da isteğe bağlı sigortalılığı başlayıp, en son 2010 yılı Haziran ayı primini ödeyerek, 19 Temmuz 2010'da isteğe bağlı sigortalılığını durdurmak için talepte bulunan sigortalının, 2010 Ocak ve Nisan aylarına ait primlerini ödeyemediği varsayılıyor. Bu durumda sigortalılık, 30 Haziran 2010 itibariyle sona erdirilmekle birlikte, sigortalıdan 12 aylık sorgulama süresi içinde ödeyemediği 2010 Ocak ve Nisan aylarına ait primlerini gecikme zammı ve gecikme cezası ile birlikte ödemesi isteniyor.


Sigortalı da 15 Ağustos 2010 tarihinde birikmiş borçlarını ödeyerek sigortalılık süresinin 16 Aralık 2009-30 Haziran 2010 devresi olmasını sağlıyor. Kısacası birikmiş prim borçları ödendiği için sigortalılık ilk başlangıç tarihinden durdurma tarihine kadar kesintisiz işletilmiş oluyor.

ÜÇ BÖLÜM HALİNDE
İkinci örnekte ise, aynı sigortalının, kaçırdığı 2010 Ocak ve Nisan aylarına ait primlerini durdurma dilekçesinden sonra ve 12 aylık sorgulama süresi içinde de ödeyememesi halinde yapılacak işlemlere yer veriliyor. İsteğe bağlı sigortalılık, yine primin ödediği en son ayın bitimi olan 30 Haziran 2010 tarihi itibariyle sona erdirilmiş olacak. Fakat bu defa, hizmet süreleri içerisinde, primi ödenemeyen aylar dikkate alınarak, kesintiler oluşturuluyor. Sigortalılık süresi 16 Aralık 2009-31 Aralık 2009 ile 1 Şubat 2010-31 Mart 2010 ve 1 Mayıs 2010 -30 Haziran 2010 dönemleri olarak üç bölüm halinde dikkate alınacaktır.


Sigortalı sanki, 31 Aralık 2009 tarihinde sigortalılığını durdurup, 1 Şubat 2010'da tekrar başlatmış veya 31 Mart 2010'da tekrar durdurarak, 1 Mayıs 2010'da yeniden müracaat etmiş gibi işlem görmüş sayılıyor. Hemen belirtelim bu hesaplama şeklinin, sigortalının emeklilik işlemleri sırasında, özellikle de 4/b (eski Bağ-Kur) statüsünden emeklilikte doğrudan etkileri olacaktır.

12 AYLIK ÖDEME
Bu konuda genelgede verilen üçüncü bir örnek ise daha da ilginç. Bize 12 aylık ödeme ve sorgulama süresinden ne anlaşılacağını, bu sürenin nasıl hesaplanacağını gösteriyor. Bu bakımından çok önemli. İsteğe bağlı sigortalılığını durdurmak için 17 Ekim 2011'de dilekçe veren sigortalı, en son 2011 yılı Ağustos ayı primini ödemiş olsun. Bu sigortalının ayrıca geçmişten de 2008 yılı Ekim, 2009 yılı Mayıs ve 2011 yılı Nisan aylarına ait primlerini ödeyemeyip kaçırdığını varsayalım. İsteğe bağlı sigortalılık yine, en son prim ödemesi yapılan 2011 Ağustos ayı dikkate alınarak 31 Ağustos 2011 tarihi itibariyle sona erdirilir. Ancak işte bu noktada 12 aylık sorgulama ve ödeme dönemi devreye girecek. Sigortalının kaçırdığı, zamanında ödeyemediği geçmiş aylar primlerinden 2008 yılı Ekim ve 2009 yılı Mayıs aylarına ait primlerini, 12 aylık ödeme süresini geçirmesi nedeniyle, istese de gecikme zammı ve gecikme faiziyle birlikte ödemesi mümkün olmaz. Sigortalı sadece 12 aylık ödeme süresi içerisinde kalan 2011 yılı Nisan ayı primini, 12 aylık sorgulama süresinin sonu olan 31 Mart 2012'ye kadar gecikme zammı ve gecikme faizi ile birlikte ödeyerek hizmet süresinde dahil edebilir.

HİZMET SÜRELERİ

Sigortalının hizmet süreleri hesaplanırken de sigortalılığında 1 Ekim 2008-31 Ekim 2008 ve 1 Mayıs 2009-31 Mayıs 2009 devrelerinde kesintiler olduğu varsayılır. Bu örnek bize isteğe bağlı sigortalılıkta gerek 5510 Sayılı Kanun'da gerekse de Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nde yer alan 12 aylık sorgulama ve ödeme döneminden ne anlaşılması gerektiğini, SGK'nın bu süreyi ne şekilde hesaplayıp dikkate alacağını da göstermesi bakımından önemli. Herhangi bir döneme ait primin 12 aylık ödeme süresi hesaplanırken süre, o ayın son gününden değil de ilk gününden başlanılarak hesap ediliyor.
Örneğin, 2010 Eylül ayı isteğe bağlı sigorta priminizi yatırmamışsanız 31 Ağustos 2011 tarihine kadar süreniz var demektir.

İSTEĞE BAGLI PRİM BORCUNDAN KURTULMA YÖNTEMLERİ

Önceki yazımızda isteğe bağlı sigorta primi ödeyenler için, özel bir anlamı olan 12 aylık sorgulama ve ödeme süresi kavramının ne anlama geldiğini, örnekleriyle birlikte açıklamaya başlamıştık. Bu kavram, bazı aylar primlerini kaçırarak ödeyemeyenler için sağlanan son bir imkan niteliğinde… Yazımızda örneklendirdiğimiz üzere, herhangi bir döneme ait primin, 12 aylık ödeme süresi hesaplanırken, sürenin o ayın son gününden değil de, ilk gününden başlanılarak hesap edileceğini tekrar hatırlatalım. Buna göre ödemesi kaçırılan 2010 Eylül ayı isteğe bağlı sigorta priminin 12 aylık sorgulama ve ödeme süresinin sonu, 31 Ağustos 2011 tarihi olacaktır. Bu tarihe kadar kaçırdığınız primi gecikme zammı ve faiziyle birlikte ödemeniz şart. Eğer öngörülen sürenin sonuna kadar ödemeyi gerçekleştiremezseniz, daha sonra geriye dönerek kaçırdığınız primleri ödeme şansınız olmayacak. Belki isteğe bağlı sigortalılığınıza devam edeceksiniz ancak, ödeyemediğiniz ayların hizmetleri toplam sigortalılık sürenizden düşülecek.

DİLEKÇE ŞART

Tabii isteğe bağlı sigortalılık yoluyla kazanılan sigortalı hizmet süresinin tespiti için, 12 aylık sorgulama ve ödeme süresinin sonuna kadar beklenilmemesi de her zaman mümkün. Sigortalı, bir dilekçe ile kuruma, ödeyemediği ayların primlerini ödemek istemediğini bildirerek, hizmet süresinin bir an önce tespit edilmesini isteyebilir. SGK genelgesinde bu dilekçe "12 Aylık Sorgulama Süresine Göre İsteğe Bağlı Sigortalılık Süresi Tespiti" dilekçesi olarak adlandırılıyor. Ayrıca genelge ekinde dilekçenin örneği de mevcut. SGK, emeklilik işlemi gibi, hizmetlerinin tespitini gerektiren işlemleri yaptıracak olan sigortalılardan, bu dilekçeyi muhakkak alır. Aksi halde gereken işlemlere devam edilmez. İlk bakışta basit bir işlem gibi görünse de bu dilekçe, hem sigortalılar hem de SGK çalışanları açısından baş ağrıtır.

MAĞDUR OLABİLİRSİNİZ
Zaten genelgenin aylık bağlama işlemlerine ilişkin ileriki bölümlerinde bu konuya örnekleriyle yer veriliyor. Genelge sistematiğine sadık kalarak, ileriki yazılarımızda yeri geldikçe bu konulara da değineceğiz.

Kısacası "12 Aylık Sorgulama Süresine Göre İsteğe Bağlı Sigortalılık Süresi Tespiti" dilekçesinin zaman zaman baş ağrıtacağını söyledik. Çünkü bu dilekçe, sigortalılar açısından bir vazgeçme işlemi demek. Eğer emeklilik için sigortalılık süresini doğru hesaplayamamışsanız, bu vazgeçme işlemi emeklilik sürenizin gecikmesine yol açabilir. Dolayısıyla mağdur olabilmeniz ihtimali söz konusu. Yine genelgedekilere sadık kalarak konuyu örneklendirelim. İlk örnekte, 14 Mert 2009'da isteğe bağlı sigortalılığa başlayıp, 16 Haziran 2011'de durdurma dilekçesi veren sigortalının, en son 2011 yılı Haziran ayı primini ödediği ve 2009 yılı Mayıs, 2010 yılı Eylül, Kasım ve Aralık aylarının primlerini de ödeyemeyip kaçırdığını kabul edelim. 2009 yılı Mayıs ayı için 12 aylık ödeme süresin geçiren sigortalının önünde, iki seçenek vardır. İlkinde, 2010 yılı Eylül, Kasım ve Aralık ayları primlerini gecikme zammı ve gecikme faizi ile ödeyerek toplam 90 günlük hizmeti kazanabilir. Ancak diğer seçenekte, bu üç ayın primlerini de ödemeyeceğini beyan ederek, 14 Mart 2009'da başlayıp, 16 Haziran 2011'de sona eren sigortalılık süresi içindeki toplam kayıp süreyi 120 güne çıkarabilir.

4 AYRI EVRE
Sigortalı bu üç ayın primlerini ödememekte kararlı ise, doğrudan "12 Aylık Sorgulama Süresine Göre İsteğe Bağlı Sigortalılık Süresi Tespiti" dilekçesini vererek, işlemlerine devam edilmesini sağlayabilir. Bu durumda sigortalının hizmet süreleri 14 Mart 2009-30 Nisan 2009 dönemi, 1 Haziran 2009-31 Ağustos 2010 dönemi, 1 Ekim 2010-31 Ekim 2010 dönemi ile 1 Ocak 2011-16 Haziran 2011 dönemi olarak dört ayrı evre halinde belirlenmiş olur. Konuyla ilgili önceki yazılarımızda değindiğimiz üzere, sigortalı, 2011 yılı Haziran ayı primini tam yatırmış, fakat durdurma dilekçesini 16 Haziran 2011 tarihinde vermişse, 14 günlük hizmet kaybı daha olur. İşte emeklilik hesaplarının kılı kılına yapıldığı hassas durumlarda, örneğimizde olduğu gibi toplam 134 günlük kayıp bazen hesapları alt-üst ederek baş ağrıtıcı olabilir.

İkinci bir örnek
Genelgede bu konuda verilen ikinci örnekte, 25 Mayıs 2010'da isteğe bağlı sigortalılığını durdurma dilekçesi veren sigortalının, en son 2009 yılı Aralık ayı primini ödediği ve 2009 yılı Temmuz, Eylül ve Ekim aylarına ait prim borçlarının bulunduğu varsayılıyor. Bu sigortalının da önünde iki seçenek var. Dilerse 2009 yılındaki kaçırdığı üç ayın primi ile 2010 yılında ilk beş aylık prim borcunu gecikme zammı ve faiziyle ödeyip, sigortalılığını 25 Mayıs 2010 tarihine kadar taşıyabilir. Ama istemezse dilekçe vererek bu prim borçlarını ödemekten vazgeçebilir. Bu durumda isteğe bağlı sigortalılık 31 Aralık 2009 tarihinde sona erdiği gibi ayrıca toplam hizmet süresinden de 90 günlük bir eksiklik daha mevcut olur.

Celal Kapan | Yeni Asır