İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Çifte emeklilik mümkün mü?

Türk Sosyal Güvenlik Sistemi “teklik” ilkesi üzerine kurulmuştur. Yani bir kişi aynı dönem içinde sadece bir yerden veya bir statüden hizmet kazanabilir. Şöyle ki;

Vergi mükellefi olan Mehmet Efendi, aynı zamanda bir işverenin yanında işçi olarak çalışmaya başlayabilir. Bu kişi vergi mükellefi olduğu için 4-b (Bağ-Kur), işçi olduğu içinde 4-a (SSK) primi ödeyip iki farklı yerden hizmet kazanamaz. Yani bir aylık süre içinde toplam 60 gün hizmet kazanması mümkün değildir.

Sosyal güvenlik sistemimiz prensip olarak her ayı 30 gün ve bir yılı 360 gün olarak kabul etmiştir. Dolayısıyla, bir dönem içinde, aynı zaman diliminde iki farklı kuruma prim ödeyip hizmet kazanmak ve daha sonra iki farklı kurumdan emekli olmak mümkün değildir.
Hal böyleyken neden çiftte emeklilik haberleri çıktı ve toplum buna inandı. İşin temeli halk arasında “torba kanun” olarak bilinen 6111 sayılı Yasaya dayanıyor. Yukarıda belirtiğimiz üzere sosyal güvenlik sistemimiz teklik ilkesini benimsemiştir. Ancak, hizmet çakışmaları ile ilgili bazı açık kapılar bırakmış ve yıllarca tartışıla gelmiştir. Bu tartışmalara aslında 6111 sayılı Kanun son noktayı koydu.

Bilindiği üzere bir kişi memur olursa yani 4-c’li, tartışmasız olarak diğer kurumlara (SSK ve Bağ-Kur) prim ödeyemez. Yani 4-c’li olmak baskındır. Torba yasadan sonra vergi mükellefi veya şirket ortağı olan bir kişi 4-b (Bağ-Kur) primi öderken, aynı zamanda başka bir işverenin yanında işçi olarak çalışmaya başlarsa bu kişi artı 4-a primi (SSK) ödememeye başlayacak. Torba Yasa bu uygulamanın yolunu açtı. Bana göre isabetli de oldu. Çünkü sosyal güvenlik sistemimizin en karmaşık konusunu çözmüş oldu.

Buraya kadar her şey normal seyrinde gidiyor. Sosyal Güvenlik Kurumunun kamuoyuna açıkladığı bir uygulama basına yanlış aksetti. Tartışmalar ve beklentiler bu noktada arttı. Uygulanacak sistemin esasını şu şekilde açıklayabiliriz:

Örneğin X Ltd. Şirketine ortak olan Mehmet Efendi, 4-b primi ödemeye başlamıştır. Ancak, bir süre sonra şirket ortaklığı devam ettiği halde başka bir işverenin yanında işçi olarak da çalışmaya başladı. İşte bu noktada artık 4-b (Bağ-Kur) primi ödemeyecek. İşçi olarak çalıştığı işverenin yanında 4-a (SSK) primi ödemeye başlayacak. Zira, teklik ilkesi gereği iki ayrı statüde hizmet kazanması mümkün değil.

Bu kişi, işverenden, örneğin brüt 3000 TL ücret alsın. Demek ki 4-a matrahı 3000 TL olacak. Sigorta priminin üst sınırı ise 5177 TL olduğuna göre yeni uygulama bahsi geçen kişiye 5177-3000=2177 TL daha 4-b olduğu için prim ödeyip sigorta matrahını 5177 TL’ye çıkarma hakkı verecek. Peki sigortalı bu uygulamayla ne kazanacak?

Tavandan prim ödeyen sigortalı bir yerden bir emekli aylığı alacak ama emekli aylığı diğerlerine göre yüksek olacak. Sebebi ise daha fazla prim ödediği için daha fazla emekli aylığını hak etmesidir.

Buradan şunu anlıyoruz, aynı zaman dilimi içinde hem 4-a hem de 4-b primi ödeyen bir kişi o ay için toplamda 30+30=60 gün hizmet kazanamaz. Emeklilik yönünden kazancını tavana çıkarmış olur. Bundan dolayı da daha fazla emekli aylığına hak kazanır.
İşte basın yayın organlarında çıkan ikinci emeklilik haberlerinin aslı budur. Yoksa iki farklı emeklilik diye bir şey söz konusu değildir.

Şerif Akçan / Türkiye