İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ruhsatında Kamyonet İşli Olan Araçların KDV’si İndirilemez mi?

İşletmeler tarafından satın alınan araçların hangi sınıfta olduklarının esasında ruhsatlarında belli olmasına rağmen, hangilerinin binek, hangilerinin de ticari sınıfta oldukları konusunda yaşanan tereddütler nedeniyle, araç alımlarında ödenen KDV’lerin indirimi konusundaki tartışmalar hep süre gelmektedir.

Maliye idaresi, bu konuyu netliğe kavuşturmak yerine, gerek Türk Gümrük Tarife Cetvelini göstermek, gerekse de 08.08.2011 tarihinde yayımlanan 60 seri no’lu sirküler ile anlaşılması zor birtakım hesaplamalar öngörmek suretiyle bu işi iyice çıkmaza sokmuştur.

Şimdi gelelim şu ilgili Kanun maddesine ve sonrasında değerlendirmemizi yapalım.

3065 Sayılı KDV Kanunu’nun “İndirilemeyecek KDV” başlıklı 30. maddesine göre; faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerin alış vesikalarında gösterilen KDV’nin indirim konusu yapılamayacağı, hüküm altına alınmıştır.

Buna göre, Kanun maddesinde hariç tutulan işletmelere ait binek otomobillerin alış vesikalarında gösterilen KDV’nin indirim konusu yapılamayacağı konusunda bir çekişme bulunmamaktadır.

Ancak Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan tebliğ, sirküler ve özelgelerde, Kanun maddesinde yazılı olan “Binek Otomobil” kavramının maddenin gerekçesinde de belirtildiği gibi, işletmeler açısından her zaman için suistimal edilmeye açık olduğundan kavramın geniş bir şekilde yorumlandığı, bu suretle de çoğu kez bir yük taşımak için kullanılan ve ruhsatında da kamyonet işli olan araçların binek otomobil vasfına sokularak alış vesikalarında gösterilen KDV’lerin indirimine izin verilmediği, bunun aksine işlem yapanlara da cezalı tarhiyat yapıldığı görülmektedir.
 
Hal böyle olmakla birlikte, konunun açığa kavuşması için öncelikli olarak “Binek Otomobil” ile “Kamyonet” kavramlarının ne olduğunun bilinmesinde yarar bulunmaktadır.

Sanırım bunu da en gerçekçi bir şekilde 197 Sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu açıklayacağından öncelikli olarak bu Kanun’a bakılması ve bu Kanun’da yazılı olan hususların kabul edilmesi en doğru bir yaklaşım şekli olacaktır.

197 Sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’na bakıldığında, Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde; “…

2- Otomobil; Yapısı itibariyle sürücüsü dahil en çok 8 oturma yeri olan ve insan taşımak için imal edilmiş bulunan motorlu araçtır.  …

10- Kamyonet; İzin verilebilen azami yüklü ağırlığı 3,5 tonu geçmeyen ve yük taşımak için imal edilmiş motorlu araçtır. … “ şeklinde açıklanmış olduğu görülecektir.

Otomobil ve Kamyonet tanımlarının yukarıda belirtildiği gibi olmasının yanında, bunların trafik tescil işlemlerin aynı Kanun’a göre yapıldığı ve yine aynı Kanun’da bunlardan alınacak vergilerin gösterildiği tarife listelerindeki yerlerin birbirinden ayrı olduğu ve birbirinden ayrı satırlarda gösterildiği de bir gerçekliktir. 

Bu gerçeklik karşısında, buradan Maliye Bakanlığı’nın yasama organı yerine geçerek yasada olmayan bir konuda düzenleme yapmasının hukuki olmadığı sonucu çıkarılacaktır.

Bu değerlendirmelerden sonra, çeşitli gerekçelerle, ruhsatında kamyonet işli olan bazı araçların binek otomobil olduğundan bahisle, alış vesikalarında gösterilen KDV’lerin indirim konusu yapılamayacağı ile ilgili olarak açıklamalar yapmanın ve bunu savunmanın yasal olmadığı sonucuna varılabilecektir.

Kanun maddesinin incelenmesinden, binek olmayan otomobillerin alış vesikalarında gösterilen KDV’lerin indirimi konusunda hiçbir sınırlamadan söz edilmediği görülecektir.

Başka bir deyişle binek olmayan otomobillerin alış vesikalarından gösterilen KDV’lerin indiriminin önünde hiçbir yasal engel bulunmamaktadır.

Bu konuda idareye bir düzenleme yapma yetkisi de verilmemiştir.

İdareye bir düzenleme yapma yetkisi verilmemekle birlikte, kabul anlamına gelmemekle birlikte aksi düşünüldüğünde bile, yasa maddesi ile tanınan bir hakkın özüne dokunabilecek bir düzenlemenin idare tarafından yapılması, yani yasama organının yetkisinin belirli istisnalar dışında yürütme organına devredileceğini iddia etmek de çok doğru bir düşünce değildir.

Öte yandan, Kanun’da öngörülmeyen bir sınırlamanın idarenin başka bir düzenlemesi ile getirilmesi, kuvvetler ayrılığı rejimine ters düşeceği gibi, fonksiyon gaspına da yol açacaktır.

Buna göre, yürürlükteki yasa maddesinde, binek olmayan otomobillerin alış vesikalarında gösterilen KDV’lerin indirimi konusunda hiçbir sınırlama öngörülmediğinden, Maliye Bakanlığı tarafından çeşitli tebliğ, sirküler ve özelgelerde bunun aksine açıklama yapılmasının ve bunun savunulmasının mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu çok rahatlıkla söylemek gerekir.

Maliye idaresinden beklenen, bu yanlışında ısrar etmemesidir.

Sevgi ve Saygılarla,

Sami Okutan
S.M.Mali Müşavir
Baş Denetçi
sami.okutan_01@mynet.com