İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yılsonu işlemlerinde KDV uyarıları

Yıl içinde şirketinizde aşağıdaki işlemlerin yapılmış olması durumunda, ileride telafi edilemez sonuçlarla karşılaşmamak için, yapılan işlemlerinizin uygunluğunu bir defa daha kontrol etmenizde fayda bulunmaktadır.

1. Usul hükümlerine uyum

Katma Değer Vergisi Kanunu uygulamasında usul hükümlerine uymamak, cezaya tabi olmaktan çok, bazı hakların kaybedilmesi sonucuna neden olmaktadır. Bu nedenle her şeyden önce işlemlerin yasalarda belirtilen şekil şartlarına uyması önem taşımaktadır. Örneğin satış faturalarında kural olarak KDV oranının gösterilmesi ve tutarının ayrıca yazılmış olması gerekmektedir. Mal ve hizmet alımlarımız karşılığında düzenlenen belgelerde aynı kurala uyulup uyulmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Belgelerde yer alan KDV tutarlarının kayıtlara zamanında doğru alınıp alınmadığı önemli bir konudur. Tek düzen hesap planında yer alan 191 ve 391 hesaplarının kullanılması, devreden KDV tutarının her dönem için ayrı ayrı görülebilecek şekilde kayıtlarda yer alması gerekmektedir.

Defterlerin zamanında tasdik ettirilmiş ve basılmış olmasına da dikkat edilmelidir.

2. Yapılan giderlerin KDV açısından değerlendirilmesi

Kanunen kabul edilmeyen giderler

Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre kanunen kabul edilmeyen giderlere ilişkin KDV'nin hesaplanan KDV'den indirimi olanaklı değildir.

Bağış ve yardımlar

Gelir ve kurumlar vergisi kanunlarında bedelsiz verilen ayni ve nakdi değerlerin gider yazılmasına ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.

Bununla bağlantılı olarak Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17'nci maddesinde "Sosyal Amaç Taşıyan İstisnalar" başlığı altında bir düzenleme daha yapılmış, tanımlanan bağış ve yardımlar kısmi istisna olarak düzenlenmiştir. Kısmi istisna halinde Yüklenilen KDV'nin İndirilecek KDV'den çıkartılarak gider yazılması gerekmektedir. Bu durumda, ayni yardım olarak verilen mal ve hizmet alımı için yapılan giderlerin KDV'si indirim konusu yapılmayıp gider yazılacaktır.

Bu konuda Gelir ve kurumlar vergisi kanunlarında yer alan sınırlara dikkat edilmeli ve gider yazılacak KDV tutarı belirlenmelidir.

İmha edilen mallar

113 seri no'lu KDV Genel Tebliği'nde, KDV Kanunu'nun 30/c maddesinde; deprem sel ve Maliye Bakanlığı'nın yangın sebebiyle mücbir sebep ilan ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere, zayi olan mallara ait KDV'nin indirim konusu yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.          

Dönem sonlarında imha edilen mallar ile ilgili düzeltmenin yapılıp yapılmadığına bakılmalı, imha edilen mal mevcut ve düzeltmesi de yapılmamışsa, bu konu değerlendirilmelidir.

Bu çerçevede, zayi olan mallara ait yüklenilen ve daha önce indirim konusu yapılan KDV'nin, imha tarihini kapsayan vergilendirme dönemine ait 1 no'lu KDV beyannamesinin "İlave Edilecek KDV" satırına dahil edilmek suretiyle indirim hesaplarından çıkartılması gerekmektedir.

Bu konunun aksine hareket etmek isteyen firmaların beyannamelerini ihtirazı kayıtla vererek konuyu yargı mercilerine taşıma tercihini değerlendirmeleri gerekmektedir.

Fireler

Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 23.06.2010 tarihli Sirküler'de, mallarda değer kaybının ve yüklenilen KDV'nin indirim hakkının üçlü bir ayrım çerçevesinde (Zayi olma, kısmi değer düşüklüğü ve fire) değerlendirildiği görülmektedir.

Fire, bir malın imalat sürecinde veya tüketiciye arzına kadar kendi doğal akışı içinde uğradığı fiziksel kayıp olarak tanımlanmaktadır.

İmalat sırasında veya sonrasında meydana gelen firelerin zayi olan mal kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda, daha önce indirim konusu yapılan KDV'nin de düzeltilmesine de gerek bulunmamaktadır.

Ancak, yasal düzenleme veya ilgili mesleki kuruluşlar tarafından belirlenen fire miktarını aşan kayıplara ilişkin giderlerin, Gelir veya kurumlar vergisi kanunlarına göre kazancın tespitinde indiriminin kabul edilmemesi halinde, bu giderler dolayısıyla yüklenilen KDV'nin de indirim konusu yapılması mümkün bulunmamakta ve düzeltilmesi gerekmektedir.

Bu konunun aksine hareket etmek isteyen firmaların beyannamelerini ihtirazı kayıtla vererek konuyu yargı mercilerine taşıma tercihini değerlendirmeleri gerekmektedir.

Hurda satışları

KDV Kanununu 17-4-g maddesinde "metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıklarının tesliminin" KDV'den istisna tutulduğu belirtilmiştir. Söz konusu ürün gruplarının içeriği ilgili tebliğler ile açıklanmıştır.

KDV Kanunu'nun 30/a maddesine göre, vergiden istisna edilmiş olan malların teslimi ile ilgili alış vesikalarında gösterilen ve maliyet içinde yer alan KDV, indirim konusu yapılamamaktadır. İstisna teslimin gerçekleştiği dönemde KDV'nin düzeltilmesi gerekmektedir.

KDV Kanunu'nun 18'inci maddesi kapsamında istisnadan vazgeçilmesi durumunda ise tevkifat yapılması gerekmektedir.

Çalınan veya kaybolan mallar

Çalınan/kaybolan malların KDV Kanunu'nun 30/c maddesi kapsamında zayi olan mal olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, çalınan/kaybolan mallar nedeniyle yüklenilen KDV'lerin indirim konusu yapılmaması, indirilmiş ise ilgili dönemde hesaplanan KDV'ye ilave edilmek suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.

KDV Kanunu'nun 30/d maddesinde, gelir ve kurumlar vergisi kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin indirilemeyeceği hükme bağlanmıştır.

İthal ürünler ile ilgili gelen fiyat farklarında KDV

İthal ürünlerle ilgili olarak yılsonlarında gelen fiyat farkı faturalarının KDV ve gümrük vergisi karşısındaki durumunun irdelenmesi gerekmektedir.

3. Defter kayıtlarının doğruluğu

İhraç kayıtlı teslimler ile ilgili KDV

KDV Kanunu'nun 11'inci maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde gerekli düzenleme yapılmış ve İhraç Kaydıyla Satışlarda teslim tarihini takip eden aybaşından itibaren 3 ay içerisinde ihracatın yapılması ile KDV istisnasından faydalanacağı hükme bağlanmıştır. İhracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilmesi gereken KDV, ihracat işlemlerinin tamamlanmasından sonra mümkün olmaktadır.

Söz konusu teslimlerle ilgili muhasebe kaydının ve takibinin düzenli olarak yapılması gerekmektedir. 192 hesap ile 392 hesabın karşılıklı çalıştırılması, tecil-terkin işleminin zamanında yapılması, iade alınması durumunda hesapların düzeltilmesi gerekmektedir.

Devreden KDV

Yıl sonunda;

a) KDV hesaplarının kapanmış olduğunu,

b) Devreden KDV tutarının KDV beyannamesi ile uyumlu olduğunu

tespit ettikten sonra devreden KDV ile ilgili olarak, yıl başındaki devreden KDV ile yıl sonundaki devreden KDV arasındaki farkın artması durumunda nedeninin mutlaka araştırılması gerekmektedir.

Devreden KDV'si bulunan firmaların istisnalı işlemleri olmasına rağmen KDV iadesi almamışlarsa, iade almaları hususu değerlendirilmelidir. Eğer ki alınan iadenin düşüklüğünden şüpheleniliyorsa, bu konunun da araştırılması gerekmektedir.

Henüz ulaşmamış faturalar

Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29'uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, indirim hakkının, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği takvim yılı ile sınırlı olduğu unutulmamalıdır.

Bu çerçevede, ilgili faturanın bir sonraki yıl defterlerine yazılması halinde indirim konusu yapılamayacağına dikkat edilmelidir.

Sorumlu sıfatıyla ödenen KDV

Dönem sonunda işlemlerin kontrolünde tevkifatın doğru hizmetler ile ilgili olarak doğru şirketlere yönelik yapılıp yapılmadığının kontrol edilmesi gerekmektedir. Alt taşeronlara yaptırılan yapım işlerinde de tevkifat yapılacağı unutulmamalıdır.

 Tevkifatlı fatura düzenlenmiş ise bunların KDV beyannamesinde beyan edilip edilmediği, beyan edilmiş ise beyanın doğruluğu kontrol edilmelidir.

Yılsonu değerlendirmelerinde 2 no'lu KDV beyannamelerinin zamanında ve düzgün şekilde verildiğinin kontrol edilmesi gerekmektedir.

İade hesabı ile KDV beyannamesinin uyumu

KDV beyannamesinin;

– Tam istisna kapsamına giren işlemler,

– Diğer iade hakkı doğuran işlemler,

– İhraç kayıtlı teslimler

bölümlerinde yer alan istisnalara ilişkin "İadeye Konu olan KDV/Yüklenilen KDV" rakamlarının; şirketin defter kayıt ve belgelerine istinaden hesaplanan iade rakamları ile uyumluluğu kontrol edilmelidir.

4. Diğer konular

Ciro primlerinde KDV

Sonradan düzenlenmiş bulunan ciro primi, vade farkı, kur farkı, faiz ve primler ile ilgili faturalara dikkat edilmesi gerekmektedir. Bu faturalarda yer alan KDV, indirim ve iade açısından ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Şüpheli alacakların içerisindeki KDV

Katma değer vergisinden kaynaklanan bir alacak için karşılık ayrılması düşünülüyorsa, Vergi Usul Kanunu'nun 323. maddesinde yer alan koşullar ve başta katma değer vergisi beyannamelerinde beyan edilmesi olmak üzere 334 seri no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yapılan açıklamalar çerçevesinde konunun değerlendirilmesi gerekmektedir.

Gider yansıtması

Yapılan giderin aynen yansıtılması durumunda, alımında KDV var ise yansıtmanın da KDV'li yapılması, yok ise KDV'siz yapılması gerekmektedir. Yansıtma faturasının tutarının orijinal fatura tutarından fazla olması durumunda, yansıtma işleminin hizmet sağlanması olarak değerlendirilebileceğine dikkat edilmelidir.

Recep Bıyık | Dünya