İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yeni Çek Kanununun Getirdikleri

20.12.2009 Tarih ve 27438 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çek Kanunu, yayımlandığı gün yürürlüğe girmiştir.
 
Çek Tipleri
 
20.01.2010 Tarih ve 27468 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çek Defterlerinin Baskı Şekline, Bankaların Hamile Ödemekle Yükümlü Olduğu Miktar İle Çek Düzenleme ve Çek Hesabı Açma Yasağı Kararlarının Bildirilmesine ve Duyurulmasına İlişkin Tebliğ ile tacir olan ve tacir olmayan kişilere verilecek çekler ile hamiline düzenlenecek çekleri açıkça ayırt edebilmek amacıyla aşağıda yer alan esaslar uygulanmaktadır.
 
a) Tacir çeklerinde zemini lacivert  olan çerçeve içerisinde beyaz renkte ve büyük harflerle “TACİR” ibaresi yer alır.
b) Hamiline düzenlenen tacir çeklerinde zemini kırmızı olan çerçeve içerisinde beyaz renkte ve büyük harflerle, Hamiline ifadesi ikinci satırda olmak üzere, “TACİR HAMİLİNE” ibaresi yer alır.
c) Tacir olmayan kişi çeklerinde zemini yeşil olan çerçeve içerisinde beyaz renkte ve büyük harflerle “TACİR OLMAYAN” ibaresi yer alır.
d) Hamiline düzenlenen tacir olmayan kişi çeklerinde zemini kahverengi olan çerçeve içerisinde beyaz renkte ve büyük harflerle, Hamiline ifadesi ikinci satırda olmak üzere, “TACİR OLMAYAN HAMİLİNE” ibaresi yer alır.
 
Hamiline Çek Düzenleme ve Bu Çeklerle İlgili Bilgilerin Gelir İdaresi Başkanlığına Bildirimi
 
– Hamiline düzenlenecek çekler için sadece bu çeklere ilişkin işlemlerin işlendiği ayrı çek hesapları açılacaktır. Hamiline düzenlenecek çeklerde, hamiline çek defteri yapraklarının kullanılması gerekmektedir. Çek yapraklarının üzerinde “hamiline” ibaresi matbu olarak yer alacaktır. Hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenleyen kişi, bu aykırılığı içeren her bir çekle ilgili olarak, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.
 
– Hamiline çek hesabı sahiplerinin açık kimlikleri, adresleri, vergi kimlik numaraları, bu hesaplardan ödeme yapılan kişilere ait bu bilgiler ile bu kişilere yapılan ödemelerin tutarları ve üzerinde vergi kimlik numarası bulunmayan çeklere ilişkin bilgiler, ilgili bankalar  tarafından, dönemler  itibariyle, Gelir İdaresi Başkanlığına  elektronik ortamda bildirilecektir.

Tüzel Kişilerin Gerçek Kişi Ortakları ve Yöneticileri ile Bunların  Etkisi Altında Bulunan Gerçek Kişilerin Çek Hesapları Tüzel Kişiye Ait Kabul Edilecek
 
Tacir tüzel kişi veya onun faaliyetleri ile ilişkilendirilmek kaydıyla, tüzel kişinin gerçek kişi ortakları, ortakların ilgili bulunduğu veya tüzel kişinin veya ortaklarının etkisi altında bulundurduğu gerçek kişiler ile tüzel kişinin yönetim organında görev alan veya temsilcisi sıfatını taşıyan gerçek kişiler adına açılmış olan çek hesapları, tacir tüzel kişiye ait kabul edilecektir.

Düzenlemenin esasen daha çok kayıtdışılıkla mücadele amacı taşıdığı anlaşılmaktadır. Nitekim  söz konusu ilişkinin varlığına yönelik emarelerin bulunması hâlinde, hesabın bulunduğu banka şubesi durumu Gelir İdaresi Başkanlığına bildirilecektir.
 
Düzenleme Tarihinden Önce Çekin İbrazı
 
Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çekin karşılığının Türk Ticaret Kanununun 707. maddesi uyarınca kısmen veya tamamen ödenmemiş olması hâlinde, bu çekle ilgili olarak hukukî takip yapılamayacaktır. İleri düzenleme tarihli çekle ilgili olarak hukukî takip yapılabilmesi için, çekin üzerindeki düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesi ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulması şarttır.
 
Her Bir Çek Yaprağı Bankaların Hamile Ödemek Zorunda Olduğu Tutar
 
Muhatap banka, ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile, süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için;
 
a) Karşılığının hiç bulunmaması halinde,
 
– Çek bedeli altıyüz Türk Lirası veya üzerinde ise altıyüz Türk Lirası,
– Çek bedeli altıyüz Türk Lirasının altında ise çek bedelini,
 
b) Karşılığının kısmen bulunması halinde,
 
– Çek bedeli altıyüz Türk Lirası veya altında ise çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmi karşılığı altıyüz Türk Lirasına tamamlayacak bir miktarı,
 
– Çek bedeli altıyüz Türk Lirasının üzerinde ise çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmi karşılığa ilave olarak altıyüz Türk Lirasını ödemekle yükümlüdür.

Karşılıksız Çekte Hapis Cezası Kalkıyor
Yeni çek kanununun getirdiği en temel değişiklik, karşılıksız çeklerle hapis cezasının kaldırılmış olmasıdır. Yasanın 5. maddesine göre “üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.” Buna göre artık karşılıksız çekte hapis cezası yerine adli para cezası uygulaması getirilmiştir. Ancak değişiklik bununla sınırlı değildir. Para cezasına hükmeden mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Kanun koyucu tarafından karşılıksız çek keşide etme suçunun yaptırımı bir taraftan hafifletilmişken ek yaptırımlar suretiyle denge korunmaya çalışılmıştır.
Ancak unutmamak gerekir ki adli para cezasını ödemeyenler hakkındaki yaptırım hapse çevrilebilir. Cumhuriyet Savcılığı tarafından hükümlüye gönderilen ödeme emri üzerine hükümlü süresi içinde (5275 Sayılı Kanun m.106/2 uyarınca 30 gün) para cezasını ödemez ise; 5275 Sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca Cumhuriyet Savcılığı tarafından belirlenen para cezası, mahkeme kararında belirtilen güne çevrilir ve ceza gün kadar hapse çevrilir.


Burada dikkate edilmesi gereken husus şudur; söz konusu işlemle para cezası hapis cezasına değil hapse çevrilmektedir. Yani, belirlenen hapis süresi tazyik hapsi niteliğindedir. Öyle olunca da hükümlü para cezasını ödediği takdirde serbest bırakılır. Ödeme yapmaz ise belirlenen gün kadar hapis yatar. Verilen para cezasını hapiste kalarak infaz etmiş olsa bile hükümlü halen para cezasına hükümlü bir kişidir ve örneğin ikince kez suç işlediğinden hakkında daha önce hapis cezasına hükmedilmiş kişilere dair hükümler uygulanamaz (5275 Sayılı Kanunun 106/9. maddesi).

Diğer Hususlar
– Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı bulunan gerçek kişinin, yönetim organında görev yaptığı, temsilcisi veya imza yetkilisi olduğu tüzel kişiye çek defteri verilmemektedir.
 
– Çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemez. Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi halinde, bu çekten dolayı hukuki ve cezai sorumluluk çek hesabı sahibine aittir.

VEKİL VE TEMSİLCİ TARAFINDA DÜZENLENEN ÇEKLERDE SORUMLULUK ÇEK SAHİBİNE AİT

Gerçek kişinin vekili ya da temsilcisi tarafından çek düzenlenmesi halinde, bu çekten dolayı hukuki ve cezai sorumluluk, çek hesabı sahibine ait olacak!

Ülkemizde, özellikle çek hesabı açma ve çek karnesi alma yasağı bulunan bazı kişilerin; işyerini adına gösterdikleri eş, anne, baba ve kardeş adına hesap açtırıp, onlardan genel bir vekaletname alarak çek düzenledikleri yani ticari işletmenin “fiili” sahibinin “vekaleten”hareket eden bu kişiler olduğu bilinen bir gerçek. Ev hanımı veya üniversite öğrencilerinin de ticari faaliyetleri “görünüşte”kalıyor. Kendileri adına imzalar atılıyor, piyasaya borçlanılıyor ama haberleri yok. Haberlerinin olmamasının yanı sıra hukuki ve cezai sorumluluklar da bunların üzerine…

Örneğin; çek karşılıksız çıkarsa çeki düzenleyen vekil ya da temsilcinin, hapis ve parasal cezaya muhatap olması söz konusu değil!

Sözgelimi, karısının adına açılmış bir hesaptan çek düzenleyen kocasına bir şey olmayacak, karısı yargılanacak. Hukuki ve cezai yönden karısı muhatap olacak.
Vekaleten düzenlenen çeklerde, çeki düzenleyen vekilin hukuki ve cezai sorumluluğunu ortadan kaldırıp, bir anlamda suça teşvik eden yasa hükmü; Anayasa’nın, hukuk devletini düzenleyen ikinci maddesine ve cezaların şahsiliğini düzenleyen 38. maddesine açıkça aykırı.

Yasadaki bu çelişkiyi ve Anayasa’ya aykırılığı tespit eden İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesi, Yeni Çek Yasası’ndaki “Gerçek kişinin (…) vekili olarak çek düzenlemesi halinde, bu çekten dolayı (…) cezai sorumluluk çek hesabı sahibine aittir”şeklindeki düzenlemenin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu (İzmir 26. As. Ceza Mah.’nin 21 Ocak 2010 Tarih ve 2009/396 sayılı kararı. Bu kararın gerekçesi için Bkz. Av.Dr. Serkan AĞAR, Av. Evrim SANDAL, Karşılıksız Çek Suçu Uygulaması, Yaklaşım Yayıncılık, Ankara 2010, s.62-64).

Şimdi Anayasa Mahkemesi’nin vereceği karar, merakla bekleniyor.

KAYNAK:
Emrah AYGÜL S.M Mali Müşavir www.alomaliye.com
Şükrü Kızılot |Hürriyet Gazetesi