İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Limited şirket ortakları Torba Kanun’dan faydalanabilir mi?

Limited şirketler en yaygın görülen sermeye şirketleri.

Anonim şirketlere göre daha az kişi ile kurulması ve işlemlerin daha az olması genelde ortaklıkların limited şirket olarak kurulmasını teşvik eder.

Limited şirketler borçlarına karşılık mal varlığı ile sorumlu. Ancak borcun vergi olması durumu değiştirmekte.

Limited şirketlerin mal varlığından tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borcu, vergi cezası, usulsüzlük cezası, gecikme faizi, gecikme zammı gibi borçların ödenmesi bakımından şirket ortaklarına ve kanuni temsilcilerine sorumluluk düşmekte.

Ortakların sorumluluğu

Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlular.

Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait vergi, ceza, faiz ve zam gibi borçların ödenmesinden sermaye hisseleri oranında müteselsilen sorumlu tutulacaklar.

Bu durumda vergi dairesi, şirket payı devredilmiş olsa bile sermayeleri oranında olmak kaydıyla, eski ve yeni ortaklara müracaat edebilir.

Müdürlerin ve kanuni temsilcilerin sorumluluğu

Tüzel kişilerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin şahsi malvarlıklarında tahsil edilir.

Şirket müdürlerinin belirlenmiş olduğu durumlarda, limited şirket malvarlığından tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi, ceza, faiz ve zam gibi borçlar için bu kişilerin mal varlığına da başvurulabilir.

Limited şirketlerin malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda söz konusu şahıslar, vergi, ceza, faiz ve zam gibi borçların ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacaklardır.

Borcu olan limited şirket ortakları Torba Kanun'dan faydalanabilecekler mi?

31.12.2010 tarihinden önce kesinleşmiş olmak kaydıyla vergi borcu takibi başlamış gerek eski gerekse mevcut ortaklar da 6111 Sayılı Kanun kapsamından faydalanabilirler. Ülkemizde birçok kişi geçmişte limited şirketlere ortak olmaları nedeniyle vergi daireleri tarafından takibe alınmakta. Şirket ortaklığından ayrılmış olsa bile vergi borcundan kendi payına düşen kısımdan sorumlu tutulmakta.

Şirketlerce ödenmeyen ve ortak olmaları nedeniyle vergi dairesince takibe geçilen ortağın 02 Mayıs 2011 tarihine kadar vergi dairesine başvurulmaları halinde borcun yeniden yapılandırılması mümkün olacak. 31.12.2010 tarihinden önce kesinleşmiş bulunan vergi borçlarına uygulanan gecikme faizinin yüksekliği dikkate alınırsa bu tür borçlar için yapılandırma talep etmek oldukça avantajlı olacak. Ayrıca yeniden yapılandırma sonucu ortaya çıkan indirimli tutarı 36 aya kadar vadeli ödemek de mümkün.

Limited şirket ortakları matrah ve vergi artırımından faydalanabilir mi?

6111 Sayılı Kanun'un getirdiği önemli düzenlemelerden biri de 2006-2009 yılları için matrah ve vergi artırımı yapılarak bu dönemlere ilişkin ileride cezalı bir duruma düşmemek. Bu düzenleme gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri için getirilen önemli bir düzenleme. Matrah ve vergi artırımı yapmak suretiyle ilgili dönemlere ilişkin ortaya çıkabilecek risklere karşı adeta sigorta yaptırıyorsunuz. Bu durum kurumlar vergisi mükellefi olan limited şirketlerini kapsamakta. Ancak limited şirketin matrah ve vergi artırımına başvurmaması halinde şirket ortağı olan kişilerin sorumluluğu devam etmekte.2006-2009 dönemlerine ilişkin ileride doğabilecek vergi borçlarına karşı gerek ilgili dönemlerdeki gerekse daha sonra devralan ortaklar da sorumlu tutulmakta. Bireysel olarak limited şirket ortaklarının kendi adlarına bu sorumluluktan kurtulmak amacıyla matrah ve vergi artımı yapmaları mümkün değil. Şirket ortaklarının 2006-2009 yıllarına ilişkin ortaklıktan çıkmış olsalar bile şirketin matrah ve vergi artırımında bulunması için gayret göstermeleri gerekir. Ancak bu durumda ileride bu dönemlere ilişkin çıkacak vergi borçlarından şirketin mal varlığı olmaması halinde kendi şahsına düşecek kısmından kurtulabilirler.

Tasfiye olmuş şirketlerde matrah ve vergi artırımı yapılabilir mi?

Tasfiye halinde bulunan kurumlar da matrah artırımında bulunabilir. Ancak bu durum tasfiye sonucu yapılacak vergi incelemesine engel değil. Matrah artırımı sonucu ödenen vergiler, tasfiye karı üzerinden hesaplanan vergilerden mahsup ediliyor.

Tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan şirket adına matrah ve vergi artırımında bulunmak mümkün değil. Bu şirketler için kanuni temsilci veya tasfiye memurları matrah ve vergi artırımında bulunabilirler. Ancak bu matrah ve vergi artırımının kanuni temsilci veya tasfiye memurlarının tümü tarafından yapılması gerekir.

İsmail KÖKBULUT
Bugün