İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kısa çalışma ödeneği arttı

Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak önemli ölçüde azaltılması veya işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen geçici olarak durdurulması hallerinde, işyerinde üç ayı aşmamak üzere kısa çalışma yapılabilecek.

4447 Sayılı Kanun'a göre sigortalı sayılan kişileri hizmet akdine tabi olarak çalıştıran işveren, kısa çalışma talebini, derhal gerekçeleri ile birlikte Türkiye İş Kurumu'na, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya bir yazı ile bildirilecektir. Talebin uygunluğunun belirlenmesine ilişkin usul ve esaslar, ilgili kurum ve kuruluşların da görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Kısa çalışma halinde İşsizlik Sigortası Fonu'ndan kısa çalışma ödeneği ödenecektir. İşçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi gerekecektir.

Günlük kısa çalışma ödeneği; sigortalının son on iki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının %60'ı (477.90 TL) olacak. Bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının %150'sini (1.194,75 TL) geçemeyecek.

Kısa çalışma ödeneğinden yararlananlara ait sigorta primlerinin aktarılması ve sağlık hizmetlerinin sunulmasına ilişkin işlemler 5510 Sayılı Kanun'da belirtilen esaslar çerçevesinde yürütülecek. Kısa çalışma ödeneği olarak yapılan ödemeler başlangıçta belirlenen işsizlik ödeneği süresinden düşülecek.

Zorlayıcı sebeplerle kısa çalışma yapılması halinde, kısa çalışma ödeneği ödemeleri 4857 Sayılı Kanun'un 24'üncü maddesinin (III) numaralı bendinde ve aynı kanunun 40'ıncı maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra başlayacak.

Kısa çalışma ödeneğinin süresini altı aya kadar uzatmaya ve işsizlik ödeneğinden mahsup edilip edilmeyeceğini belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır.

İşverenin hatalı bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan fazla ödemeler, yasal faizi ile birlikte işverenden tahsil edilecek.

İşsizlik sigortasında 120 gün şartı kalkmadı

İşsizlik sigortasından yararlanılmasının önündeki en önemli engellerden birisi işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olunması koşuludur.

Torba Kanun'la 4447/51'inci maddedeki "hizmet akitlerinin sona ermesinden önceki son üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş ve işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış" ibaresi "ve bu kanunda yer alan prim ödeme koşullarını sağlamış" şeklinde değiştirilmiştir.

Bu değişiklikle sanki işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olunması şartının kaldırıldığı düşünüldüğü görülmüştür. Hatta bazı basın yayın organlarında da bu yönde haberler yer almıştır.

Oysa bu yöndeki düzenleme 4447 Sayılı Kanunun 50. maddesinde aynen devam ediyor. Yani,  "Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün prim ödeyerek sürekli çalışmış olanlardan, son üç yıl içinde;

a) 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere  180 gün,

b) 900 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere  240 gün,

c) 1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere  300 gün,

süre ile işsizlik ödeneği verilir." hükmü 50'nci maddede devam ediyor. Dolayısıyla işsizlik sigortasından yararlanmak için son 120 gün sürekli çalışılması gerekmektedir. Ancak, ücretsiz izin, kısmi çalışma, istirahat raporu gibi çalışılmama halleri çalışılmış gibi sayılmaktadır.

İbrahim IŞIKLI / SOSYAL GÜVENLİK VE İŞ HUKUKU
Dünya