Share

Bankadan Yapılması Zorunlu Ödemeler (Ücret-Kira-Fatura)

17 Ağustos 2010 Yazan Fatih Çolak

ÜCRETLERİN BANKALARDAN ÖDENMESİ ZORUNLULUĞU
5754 Sayılı Kanun’un 85.maddesi ile 4857 Sayılı İş Kanunun 32.maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek “Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir…. “ hükmü eklenmiş,

Konu ile ilgili18.11.2008 tarih ve 27058 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlandı. İlgili Yönetmeliğin 10.maddesi “İşyerleri ve işletmelerinde İş Kanunu hükümlerinin uygulandığı    işverenler ile üçüncü kişiler, Türkiye genelinde çalıştırdıkları işçi sayısının en az 10 olması hâlinde, çalıştırdıkları işçiye o ay içinde yapacakları her türlü ödemenin kanunî kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutarını, bankalar aracılığıyla ödemekle yükümlüdürler.” Denilmektedir.

İş Kanunu hükümlerinin uygulandığı tüm işverenler, Türkiye genelinde çalıştırdıkları işçi sayısının en az 10 olması hâlinde, çalıştırdıkları işçiye o ay içinde yapacakları her türlü ödemenin kanunî kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutarını, bankalar aracılığıyla ödemekle yükümlüdürler.

İşçiye, İş Kanunundan veya toplu iş sözleşmesinden veyahut iş sözleşmesinden doğan alacaklarını, ilgili yönetmelik kapsamında zorunlu tutulduğu hâlde bankalar aracılığıyla ödemeyen işverene veya işveren vekiline veyahut üçüncü kişiye,
* İş Kanunu’na tabi işyerleri için, işçi başına her ay için (4857/102-a) 100.-TL.idari para cezası, 
* Her gemi adamı için 1.200.-TL idari para cezası,
* Her bir gazeteci için işverenine 1.500.-TL idarî para cezası verilecektir.

KİRALARDA BANKADAN ÖDEME ZORUNLULUĞU
268 no'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile işyeri ve konut kiralama işlemlerine ilişkin yapılacak tahsilat ve ödemelerin de banka veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle belgelendirilmesi zorunluluğu getirmiştir.

Bu zorunluluk konut kiralamalarında aylık kira bedelinin 500 TL ve üzerinde olması halinde söz konusu olacaktır. Aylık kira bedelinin bu tutarın altında olması halinde, yine eskiden olduğu gibi elden veya başka şekillerle de ödenebilecektir. Öte yandan bu zorunluluk ve sınır, her bir kira ilişkisi için ayrı ayrı söz konusudur. Bu nedenle bir kişinin iki dairesinden birini aylık 450 TL, diğerini aylık 1.000 TL karşılığı konut olarak kiraya vermesi halinde zorunluluk sadece ikinci kira ilişkisi için söz konusu olacaktır.

Burada önemli olan aylık kira bedelidir, yoksa ödeme tutarları değildir. Aylık kira bedelinin 800 TL olduğu bir durumda, kiranın ay içerisinde 400'er YTL olarak iki taksitte ve taksitler sınırın altında kalacak şekilde ödenmesi, banka veya PTT aracılığı ile ödeme zorunluluğunu kaldırmayacaktır.

İş yeri kiralarında ise kiralamaların tamamı, her hangi bir sınır olmaksızın banka veya PTT aracılığı ile ödenme ve tahsil edilme zorunluluğu kapsamına alınmıştır.

Maliye Bakanlığı 268 sayılı Genel Tebliğde kira ödemelerinin / tahsilatlarının banka veya PTT aracılığı ile yapılmaması halinde, Kanunun 355. maddesinde yazılı cezaların uygulanacağını açıklamıştır. Bu maddeye göre ceza;
– Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı için 1.000 TL
– İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler için 500 TL
– Bunların dışında kalanlar için ise 250 TL

TAHSİLAT VE ÖDEMELERİN BANKA, ÖZEL FİNANS KURUMU VEYA PTT ARACI KILINARAK TEVSİK EDİLMESİ UYGULAMASI
320 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 01.08.2003 tarihinde uygulanmaya başlayan tahsilat ve ödemelerin banka, özel finans kurumu veya PTT aracı kılınarak tevsik edilmesi uygulaması getirilmiştir. (Bu genel tebliğden sonra konuya ilişkin olarak 323, 324 ve 332 sayılı Genel Tebliğler ile 1 sayılı Vergi Usul Kanunu yayımlanmıştır.)

Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar(şirketler dahil), kazancı basit usulde tespit edilenler, defter tutmak zorunda olan çiftçiler, serbest meslek erbabı ile vergiden muaf esnafın kendi aralarında yapacakları ticari işlemleri ile nihai tüketicilerden (Türkiye’de yerleşik olmayan yabancılar hariç) mal veya hizmet bedeli,avans ve depozito olarak yapacakları 8.000 TL yi aşan tahsilat ve ödemelerin banka veya özel finans kurumları ve PTT aracı kılınarak yapılması gerekmektedir.

Tespit edilen tutarın üzerinde kalan işlemlerin tevsik zorunluluğundan kaçınmak amacıyla parçalara ayrılmasını önlemek amacıyla aynı günde aynı kişi veya kurumlarla yapılan işlemler tek bir ödeme veya tahsilat olarak kabul edilerek toplamın sınırı aşıp aşmadığına bakılır. İşletmelerin kendi ortakları ile diğer gerçek ve tüzel kişilerle olan ve herhangi bir ticari içeriği olmayan (ortağın işletmeden borç alması gibi) nakit hareketleri de işlem tutarı 8.000 TL yi aşıyor ise tevsik kapsamında olacağından banka, özel finans kurumları veya PTT aracılığı ile ödenecektir.

Vadeli Satışlarda:
Faturada gösterilen meblağın tevsik kapsamındaki tutarı aşması yeterlidir. Bu bedelin farklı tarihlerde ödenmesinde her bir ödemenin tahsilat ve ödemenin yapılacağı kurumlardan geçirilmesi gerekecektir.

Örnek: Mükellef A, 30.000 TL bedelindeki bir malını satmış ve bunun faturasını düzenlemiştir. Ancak malın bedeli 5 taksit halinde ödenecektir. Fatura bedeli belirlenen limiti aştığından taksit tutarları banka, özel finans kurumları ve PTT aracılığıyla ödenecektir.

Cari Hesap Kullanılmasında:

İşletmelerin kendi ortakları ile diğer gerçek ve tüzel kişilerle olan ve herhangi bir ticari içeriği olmayan nakit hareketlerinde işlem tutarı 8.000 TL yi aşıyor ise bunlar da tevsik kapsamında olacağından banka, özel finans kurumları veya PTT aracılığıyla tahsilat ve ödemeler yapılacaktır.

Örnek: A işletmesi ortağı olan B işletmesinden nakit olarak borç almıştır. Bu borç ticari bir içeriği olmamakla beraber nakit hareketi söz konusu olduğundan bedelin 8.000 TL yi aşması halinde tahsilat ve ödemeler banka, özel finans kurumları ve PTT aracılığıyla yapılacaktır.

Cezai Müeyyide

Tahsilat ve ödemelerinde getirilen zorunluluğa uymayan mükelleflere her bir işlem için özel usulsüzlük cezası kesilecektir.Mükellefler arasında yapılan işlemlerde birinin tahsilatı öbürünün ödemesi olacağından ceza iki taraf içinde uygulanacaktır.

Vergi Usul Kanununun Mükerrer 355 inci maddesinde yer alan hükme göre mükerrer 257 nci madde ile getirilen zorunluluklara uymayanlara özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerekmektedir. Bu itibarla tahsilat ve ödemelerinde bu Tebliğle getirilen zorunluluğa uymayan mükelleflere her bir işlem için özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

5228 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Mükerrer 355. maddesine eklenen fıkra ile tahsilat ve ödemelerde tevsik uygulamasına uyulmaması halinde uygulanacak ceza miktarında değişikliğe gidilmiştir. Buna göre; “Tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayan mükelleflerden her birine, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan (Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı için 1.000 TL –  İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler için 500 TL –  Bunların dışında kalanlar için ise 250 TL) az olmamak üzere işleme konu tutarın % 5''i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.

 


Yorum Yapın