Share

Aile şirketlerinde kriz yönetimi için alınacak tedbirler

04 Eylül 2010 Yazan MuhasebeBilgisiCOM


Yüzde 95’ini aile şirketlerinin oluşturduğu ve sermaye piyasalarının sığlığı nedeniyle sadece orta ve küçük ölçekliler değil, büyük ölçekli şirketlerin de “aile şirketi” olduğu Türkiye ekonomisinde aile şirketlerimizin bu kriz ortamından en az zarar ile hatta güçlenerek çıkması için alınacak tedbirleri ne kadar çabuk alır ve hayata geçirirsek, krizden en az seviyede etkilenip hatta güçlenerek çıkabiliriz. Nedir bu adımlar:

Krizin işiniz üzerindeki etkilerini doğru analiz edin

Bunun için:

·Tedarikçileriniz ve müşterileriniz ne yapıyor?

·Rakipleriniz ne yapıyor?

·Siz bunlara yanıt verecek neler yaptınız/yapıyorsunuz?

·Risklerinizin neler olduğunu değerlendirdiniz mi?

sorularının cevaplarını dürüstlükle ve nitelikli yöneticilerinizi yanınıza alarak detaylı olarak arayın. Değer açısından itici güçlerinizi ve şirketinizle ilgili kilit riskleri ısrarla irdeleyin. Arkanıza yaslanıp olacakları sadece yorumlamak ya da kehanetlerde bulunmak size bir şey kazandırmayacaktır. Bunun için krizin işiniz ve münasebette bulunduğunuz iş ortaklarınıza etkilerini tüm yönleriyle, hassasiyetle ve gerçekçi bir bakış açısıyla inceleyin.

Daha önceki krizlerden tecrübemiz, bu sürecin kazananları toparlanma evresinde en iyi faydayı elde etmek üzere kendilerini en kötü zamanlarda yapılandırmayı başaranlar olacaktır.

Finansmanın ve işletme sermayenizin durumundan emin olun ve mümkünse likiditenizi koruyun. Bunun için, öncelikle hazırladığınız mali tabloların gerçeği yansıttığından emin olmalısınız. Şüpheleriniz varsa, mutlaka iç/dış denetim fonksiyonlarını harekete geçirmeli, bu fonksiyonlara sahip değilseniz oluşturmak için acil eylem planlan yapmalısınız.

Varlık, borç, fon ve maaş yönetimi gibi sizi çok ciddi sıkıntıya sokabilecek hassas konulardaki açıklarınızı tekrar gözden geçirin. Günü kurtaracak sığ çözümlerden ziyade uzun vadeli kalıcı çözümler arayın. Bunu yaparken de nakit yönetimini daha gerçekçi ve profesyonel olarak inceleyin. Nakit akım analizlerinin, şirketinizin fon yaratma kapasitesini değerlendirmek için en iyi araç olduğunu unutmayın, bu nedenle nakit akım analizini “iyi niyetlerinizin” sıralandığı bir çalışma haline getirmeyin.

Burada unutulmaması gereken, durum kötüleşirken en doğru ve gerçekçi kararlan en son değil, en verimli ve hızlı verenlerin başarılı olduğudur.

Kârlı ürün ve müşterilerinizi tekrar gözden geçirip iyi bir risk analizi yapın

Hangi ürün, müşteri ve kanalların değer yarattığını veya yok ettiğini, duygularınızı işe karıştırmadan, değerlendirin. Mevcut yatırım programlarınızı tekrar gözden geçirin. Hangi girişimler sizi durdurabilir ya da geciktirebilir analizini dürüstçe ve korkmadan yapın. Her zaman kârlı ürün ve müşteriler yatırımı hak eder. Halbuki sorunlu ürünler ve müşteriler sizin şu aralar daha da değerli olan kaynaklarınızı, zamanınızı ve en önemlisi enerjinizi tüketir.

Operasyonel performansı artırmaya odaklanın, maliyet açısından genel ve göstermelik kesintilere yönelmektense gerçekten anlam ifade edecek alanlarda özel düzenlemeleri tercih edin.

En önemli konulardan birisi olarak; şirket içindeki gereksiz karmaşıklıkları ve bürokrasiyi azaltın. Gerçekten önemli olan konulara odaklanın. Risk analizlerinizi göz önünde bulundurarak karar alma mekanizmalarınızı hızlı ve doğru kararlar verecek şekilde yeniden düzenleyin.

İş yapış modelinizin size ve değişen piyasa koşullarına uygunluğunu, risk analiz yöntemlerinizin ne kadar güvenilir olduğunu tüm yönleriyle inceleyin ve aksiyonları cesaretle alın.

Güvenilir yönetim bilgi akışını temin edin

Son zamanlarda hiç olmadığı kadar güvenilir ve doğru yönetim bilgisine ihtiyaç duyulmaktadır. Akılda tutulması gereken, şimdiye dek her zorluk karşısında ayakta kalabilen şirketlerin en önemli silahlan; “güvenilir ve net bir bilgi akışına ve bunun için de iyi bir bilgi işlem sistemine sahip olmalarıdır.”

Özellikle finans ve satış organizasyonlarını başarılı bir şekilde entegre edebilmiş işletmelerde bu iki fonksiyonun da aynı hedefe ulaşmak için uyum içinde çalışıyor ve bilgi üretiyor olmaları yöneticilerin en doğru kararları, en hızlı şekilde vermelerini sağlamaktadır. Bu sebeple finans fonksiyonunuzu sadece günlük kayıtları tutan basit bir muhasebe bölümü kimliğinden kurtarmalı ve karar alma aşamasında size hızlı, doğru ve güvenilir bilgi sağlama rolünü üstlenebilecek bir seviyeye getirmelisiniz.

“İyi bir finans fonksiyonu, telefonun çevir sesi gibidir. Eğer çevir sesini alamazsanız arzuladığınız yere ulaşamazsınız.”

Şirketinizin kurumsal yapısını gözden geçirin

Aile şirketlerinin en büyük sorunları olarak önümüze çıkan ve 2008 PwC Araştırması’nda da tespit ettiğimiz husus “Aile şirketlerinin gelecekteki şirket stratejilerini belirlerken aile içi gerilim yaşadığıdır”. O nedenle zaten pek de keyifli olmayan bu günlerde stratejik kararlar alırken bir de aile içi gerilim yaşamak ve karar verme hızının düşmesi hatta kilitlenmesi olabilecek en kötü senaryodur.

Yine aynı çalışmada, “Türk aile şirketlerinin, sadece bugünkü performans ve yönetim kalitesini değil, gelecekte de hayatiyetini koruyacak ve güven verecek bir şeffaflaşma ve kurumsallaşma düzeyini yakalaması, hem kendilerinin hem de ekonominin bütününün gücünü belirleyecektir” derken, aslında halihazırda içinde bulunduğumuz ekonomik krizden çıkışın ipuçlarını da vermeye çalıştığımızı vurgulamak isterim.

O halde, şirketinizin kurumsal yapısını duygularınız işe (pek) karıştırmadan, ciddiyetle gözden geçirin ve “aile şirketi hüviyetinizi” korurken kurumsallaşma yönünde ve en önemlisi şirketinizin sizden bağımsız olarak gelecekte de sürdürülebilirliğini sağlamak yönünde hızlı ve radikal adımlar atın.

Çalışanlarınızın verimini iyi değerlendirin ve onları takdir edin

Çalışanlarla düzenli ve şeffaf iletişim, özelikle kötü zamanlarda, çalışanların bağlılığında kilit önem taşır. Yetenekleri tespit edin ve bunlar için uygun teşvikler geliştirin. İyi çalışanları elde tutma ve motive etme beceriniz ve politikanız sizing geleceğinizi belirler. Açık bir biçimde tanımlanmış “Kilit Performans Göstergeleri” (“Key performance indicators”) başarıya ulaşmada ve zor zamanları aşmada çok büyük önem taşır. Bu nedenle söz konusu göstergeleri oluşturun, burada hassas olan konu sürecin şeffaf ve net olması, makul ve ölçülebilir hedeflere dayandırılmasıdır. Aksi takdirde hayali hedeflerle ve çalışanlarınızla paylaşmadan kurduğunuz bir sistemin kimseye bir faydası olmayacağı gibi güvenilirliğiniz ve samimiyetiniz de zedelenecektir.

Öte yandan, kriz zamanlarının tipik tepkileri eleman alımlarını durdurmak, acilen ya da en kısa sürede eleman sayısını ve/ veya maliyetlerini düşürmek, çaycı çocuğu işten çıkartmak, reklam giderlerini kısmak, vb. şeklinde olmaktadır. Halbuki tüm bu önlemler (eğer gerçekten bıçak kemiğe dayanmadıysa) çalışanların ve piyasaların zaten çok kırılgan olan moral ve inancını büsbütün zedelemektedir. PwC’nin 2008 yılı CEO anketinde ortaya çıkan, CEO’ların olası bir krizden çok, anahtar mevkilerdeki ya da o seviyeye ulaşacak kapasitedeki elemanların elde nasıl tutulacağına ve insane kaynakları politikalarına kafa yorduğunu hatırlatmakta fayda var.

Bu nedenle çalışanlarınızı hassasiyetle değerlendirin, onlara karşı açık ve dürüst olun. Gerçekten sizin için önemli olan elemanlarınızı “demotive” edecek davranışlardan kaçının.

Markanızı unutmayın

Gelecekte ihtiyaç duyacağınız büyüme alanlarında inovasyon ve yatırımdan vazgeçmeyin. Eğer iyi bir fizibilite ve “due diligence” süreci geçirdiğinize inanıyorsanız yeni yatırımları ve şirket alımlarını ciddiyetle değerlendirin.

Stratejilerinizi pazardaki payınızı korumaya değil, artırmaya yönelik yapın. Bugünkü durumu yönetirken gelecek sürekli aklınızın bir köşesinde bulunsun, uzun vadeli düşünün.

Markanızı yaratın ve onun sizin en önemli varlığınız olduğunu unutmayın, hiçbir zaman markanızın küçülmesine ya da zedelenmesine izin vermeyin.

Bunlara istinaden Türk aile şirketlerinin krizden “fark yaratarak” ve “güçlenerek” çıkabilmesi için kısa vadede hassasiyetle üzerinde durulması gereken hususlardan aşağıdaki gibi bir yapılacaklar listesi oluşturabiliriz:

1. Nitelikli ve gelecek vaat eden yöneticilerinizle birlikte durumu ciddiyetle değerlendirin.
2. Finans ve denetim fonksiyonlarını güçlendirin. Bilgi akışında kalite ve hızı sağlayın.
3. Kısa vadeli kaynaklar yaratın, likiditeyi sağlam tutun ve zamanı iyi değerlendirin.
4. Borçlarınızı makul seviyelerde ertelerken alacaklarınızı erken tahsil etmeye çalışın.
5. Stoklarınızı en optimum seviyede tutun ve işletme sermayesi ihtiyacını azaltın.
6. Maliyetlerinizi ve alım anlaşmalarınızı kontrol ederek nakit çıkışınızı control altına alın.
7. Elemanlarınıza karşı açık olun, koruyun, net/gerçekçi hedefler koyun ve motive edin.
8. Aile şirketi hüviyetini korurken kurumsal yapı ve markaya azami önem gösterin.
9. Bankalarla ilişkilerinizi açık ve güçlü tutun; kredi ödeme planlarınızı yeni piyasa koşullarına göre müzakere edin.
10. Satışta verimliliğe odaklanın ve piyasa payınızı artırmaya çalışın.

Unutulmaması gereken söz:

“Futbol hiçbir zaman sadece savunma oyuncularıyla oynanmaz. Eğer hücum gücünüzü yüksek tutmazsanız yenilgilerden asla kurtulamazsınız.”

Mehmet Karakurt
PwC Türkiye Denetim Hizmetleri Direktörü

 

 


Yorum Yapın