Share

Doğum Borçlanmasında Müjde!..

15 Nisan 2010 Yazan MuhasebeBilgisiCOM

Sosyal güvenlik reformuyla verilen doğum borçlanması için yüz binlerce kadın doğum borçlanması talebiyle SGK'ya müracaat etti. SGK, müracaat eden bayanların çoğunun talebini reddetti. Zira SGK'ya göre kadınların doğum borçlanması yapabilmesi için şu şartları taşıması gerekiyordu;

          SSK'lı olarak çalışmaya başlamışken doğum sebebiyle işten ayrılmış olmak,

          İşten ayrıldıktan sonra 300 gün içerisinde doğum yapmış olmak,

          Çocuğun sağ doğmuş ve yaşamış olması,

          Doğumdan sonraki iki yılın tamamı ya da bir kısmında çalışmamış olmak (Borçlanma Tebliği ve 2008/111 sayılı Genelge). 

Bu şartlardan son ikisi zaten yasada yer alırken, ilk iki şart kanun metninde değil, alt mevzuatta bulunuyordu. SGK doğal olarak, bu şartların tamamını taşımayan bayanların başvurularını reddetti. Mahkemeye başvuran bir vatandaş, hukuki mücadelesini Yargıtay'a kadar taşıdı ve iki çocuğu için doğum borçlanmasına hak kazandı.

TEBLİĞ, YASAYA AYKIRI ÇIKTI

Yasanın kadınlara tanıdığı borçlanma hakkı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yasaya aykırı şekilde çıkartılan tebliğ ve genelgelerle daraltılmıştır. Mesela, maddeye göre sigortalı olmadan önceki doğumları borçlanma hakkı var iken SGK sadece SSK’lı (4/A’lı) olarak çalışırken doğum yapanlara bu hakkı tanımıştır.

Eski adıyla SSK yeni adıyla 4/A’lı olarak çalışırken doğum yapan ve gerek doğum izinleri gerekse doğum sonrası sürelerde işe gidemediği süreleri sigortalı hale getirme yani borçlanma hakkı 1 Ekim 2008 günü başlamıştır.

Ancak, 5510 Sayılı SS ve GSS Kanunu ile SGK’nın konuya ilişkin tebliğ ve genelgeleri birbirinden farklıdır, daha doğrusu SGK bu hakkı kadınlar aleyhine daraltmış-azaltmıştır.
Konuyu SGK’nın genelgelerine ve tebliğine göre açıklamak gerekirse…

Doğum sonrası süresini borçlanmak için kadın sigortalının;
1- Doğum yaptığı dönemde 4/A sigortalısı (SSK) hizmet akdine dayalı çalışıyor olması,
2- İşten ayrılmışsa, işten çıktıktan sonraki 300 gün içinde doğum yapmış olması,
3- Doğum nedeniyle işten ayrılmış olması veya işe gelmemiş olması,
4- Doğum borçlanması yapılacak sürede adına prim ödenmiş olmaması,
5- Doğum borçlanması yapılacak sürede çocuğunun yaşıyor olması şarttır.
Kanun ile genelge uyuşmazlıklarını şöyle açıklayabiliriz:
– Kanunda doğum yapan kadına borçlanma hakkı var, genelgede SSK’lı iken çalışan kadına verilmiş.
– Kanunda 300 gün diye bir şey yok, genelge ya çalışırken doğur ya da işten çıktıktan sonraki 300 gün içinde doğurursan borçlandırırım diyor.
– Kanun, sigortalılara borçlanma hakkı var diyor, genelge isteğe bağlı sigortalılara borçlanma hakkı vermem diyor.
– İlk doğumundan sonra iki yıl işe gitmeyen kadın tekrar hamile kalırsa, yani sigortalı olarak tekrar çalışmaya başlamadan ikinci doğumunu yaparsa kanun borçlanabilir diyor, genelge olmaz diyor.
– Kanun, Bağ-Kur’lu, SSK’lı, memur veya banka sandıklı tüm doğum yapmış kadınlara doğum borçlanması hakkı vermişken genelge sadece o dönemde SSK sigortalısı olanlara bu hakkı vermiş.
Öte yandan, SGK üstüne vazife olmadığı halde özel banka ve borsa sandıklarında çalışan kadınların doğum borçlanması yapma hakkını yasaya-yönetmeliğe, tebliğe ve genelgeye aykırı bir şekilde görüş göndererek engellemiştir.

Yargıtay'dan hukuk dersi!

Bahsi geçen bayan okurumuz, 1982 yılında bir süre sigortalı olarak çalışıyor. Daha sonra işten ayrılıyor ve birisi 1987, diğeri de 1988 yıllarında olmak üzere iki doğum yapıyor. Bu iki doğum için borçlanma talebi reddedilen okurumuz önce iş mahkemesinde dava açıyor. Mahkeme, söz konusu borçlanma hakkının sadece 1 Ekim 2008 tarihinden sonraki doğumlara uygulanabileceği gerekçesiyle talebi reddediyor. Okurumuz yılmıyor ve davayı Yargıtay'da temyiz ediyor. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ise geçtiğimiz günlerde verdiği kararla adeta hukuk dersi veriyor.

SGK’YA YARGITAY’DAN DERS GİBİ KARAR

Davaya konu olaya ilişkin Yargıtay kararının sonuç bölümü de şöyle:

"…İlk kez 506 Sayılı Kanun kapsamında 01.6.1982 tarihinde zorunlu sigortalı olduğu anlaşılan davacının, 3.3.1987 ve 21.3.1988 tarihlerinde gerçekleştirdiği doğumları sebebiyle, ancak doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla, hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartlarının dışında, başkaca bir şart aranmaksızın borçlanma hakkına sahip olduğu kabul edilmelidir. Yapılacak değerlendirmede, zorunlu sigortalı olarak tescil edildikten sonra ilk doğumu yapan ve iki yıllık süre dolmadan ve tekrar çalışmaya başlamadan ikinci doğumunu yapan kadın sigortalının, ilk doğumdan ikinci doğuma kadar geçen süre ile ikinci doğum için borçlanabileceği iki yıllık sürenin toplamı kadar geçen süreyi borçlanabileceği gözetilmelidir.
Mahkemece, anılan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve sair yönler incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 25.02.2010 günü oybirliği ile karar verildi."

özetle yüksek mahkeme şöyle diyor;

          'Doğuma dayalı borçlanma' sadece yasa metnine bakılarak değil, yasama faaliyetlerinde yapılan konuşmalar ve yasa gerekçesiyle birlikte değerlendirilmelidir. Bu anlamda yasa koyucu, kadınların doğum sebebiyle uğradığı sosyal güvenlik kaybını telafiye çalışmıştır.

          Doğum borçlanmasından sadece 1 Ekim 2008 sonrasında doğum yapan kadınlar değil, önceki tarihlerde doğum yapmış kadınlar da faydalanabilir.

          Doğuma dayalı borçlanma için, talep tarihinde sigortalı olma şartı aranmaz.

          İlgili yasa hükmüne göre sadece sigortalılar değil, tüm hak sahipleri borçlanma yapabilir. Yani vefat eden annenizden yetim aylığı almak istiyorsunuz ancak prim günü eksik ise, doğum borçlanması yaparak primlerini tamamlatabilirsiniz.

          Davacının 3.3.1987 ve 21.3.1988 tarihlerinde gerçekleştirdiği doğumlar sebebiyle, doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla, hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartlarının dışında başkaca bir şart aranmaksızın borçlanma hakkına sahip olduğu kabul edilmelidir.

          İki doğum arasında çalışma bulunmasa dahi, ikinci doğum (veya diğer doğumlar) için de doğum borçlanması yapılabilir.

Yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere yüksek mahkeme, sadece kanunun lafzıyla bağlı kalmayıp, kadınların sosyal ve fiziki şartlarını gözeten, sosyal devlet ilkesiyle uyumlu ve 'pozitif ayrımcılık' prensibine uygun bir karar vermiştir. Ayrıca yine Yargıtay, doğum borçlanması için 5510 Sayılı Kanun'un 41. maddesinde belirlenen kriterlere ilave şartlar aranmasına da karşı çıkıyor.

Bundan sonra ne yapmak gerekiyor?

Kazanılan bu davadan sonra, yüz binlerce bayan için yargı yoluyla borçlanma hakkı oldukça kolaylaşmış oldu. Bundan sonra üç şey olabilir;

1.  SGK, ikincil mevzuattaki düzenlemeleri Yargıtay kararına uygun hale getirerek vatandaşların doğum borçlanmalarında  
     mahkemeye gitmelerine gerek bırakmayabilir.

2. SGK herhangi bir düzenleme yapmaz ve bayanlar yine mahkeme yoluyla borçlanma hakkını kazanırlar (en yüksek ihtimal.)

3.  SGK, yasada bir değişiklik talep ederek, doğum borçlanması için tebliğ ve genelgede öngördüğü şartların kanun metnine girmesini sağlayabilir. Bu durumda milyonlarca bayan için doğum borçlanması hayal olur.

Bizim okurlarımıza tavsiyemiz, eğer doğum borçlanması için şimdiye kadar başvurmadılarsa bir an önce SGK'ya başvurmaları, ret cevabı almaları durumunda da mahkeme sürecini başlatmaları gerekiyor. Böylece yapılacak bir yasal değişiklik öncesinde tedbirlerini almış olurlar. Şunu da belirtmek gerekir ki, mevcut Yargıtay kararından sonra kararlar çok daha hızlı çıkacaktır.

Borçlanmada kazancınız nedir?

Doğum borçlanması yapan bir bayanın kazancını hesaplayalım. Örneğin bir bayan iki doğum için 4 yıl borçlanma yapsın ve 4 yıl erken emekliliğe hak kazanmış olsun. Bu bayan 4 yıllık borçlanma için toplam 11 bin 197 TL ödeyecek. Ancak aynı bayan, 4 yıl erken emekli olup hemen aylık almaya başlayacağından, 4 yıl boyunca yaklaşık 33 bin 600 TL alacak (SSK emeklisi olarak 700 TL aylık bağlanacağı varsayımıyla.) Bu bayanın net kazancı ise 22 bin 403 TL olacaktır.


Kaynak: Bugün Gazetesi /Gazete Habertürk


Yorum Yapın